Ferhat tefekkürüne duâ katarak vurur kazmayı
Şirin sadâkat içinde tevekkül eder
Bir ânlık gaflet tüm emeği kül eder
Hüzzâm bir hayatın içinde kaybolduk
Ne beslenme çantası kaldı ne bir suluk
Şimdi kan akıyor oluk oluk
çölde jâle ovada ılgım varsa
Jülîde bir imgede buluşur gözler
Kifâyetsiz kalır can alıcı sözler
Kendini arayan adamın yıldızlardır mumu
Zaman ve mekânı aşar
İmge savaşında yorgun düşenlerin sempozyumu…
Sonbahar geldi çattı yürekte solgun bir is
Çiçeklerim kurudu toprağa düştü melis
Ne neşe kaldı bende ne de yaşam kokan bir his
Laf ishâline tutulduk epeydir
Bir Meryem orucu lâzım bize
Belki o zaman geliriz kendimize
Fırtınanın melodisini iyi bilir kaldırımlara âşık evsizler
Hangi yabancı melodiyle geldi bu densizler
Kısaca silâh yüklü edebsizler
Şeddeli bir hüzün bizimkisi
Şebnem şebnem çoğalmakta
Geceyi gündüze bağlamakta...
Ey kabûlü kabir kokan sevgili
Göndermene gerek yok askerlerini
Ben yanımda taşırım vuslat hançerimi…
Viyadükler yapılalı özlemin mesâfesi arttı
Dayanamıyor “yürek” adı verilen tartı
Bir kar sesinde boğuldu yılkı atı…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!