İnsana yaraşır dosta sadakat,
Şer adamda kir vardır kat kat,
Atadan, ecdattan şudur tavsiye;
Sevgileri yeşert de kini kaldır at.
Tavuktan korkan katır,
Merkebe kahramanlığını anlatır.
Bin yıldır ümmete kuvvet,
Tarihin şanı milletim.
Cümle mazluma merhamet,
Tarihin şanı milletim.
İmanı gibi dağları,
Saf Yüzlerin ışıltısında yunmuştu,
Kuşlara yuva olan gölgesi.
Bal tutan parmaklarıyla,
Özenerek çiçeklemişti suhuleti.
Bereketi kurutmayan susuzluğu,
Abdurrahim Karakoç, öncelikle âşık bir insan. Çoklarının uşaklığı seçtiği, doğruluğa ve doğruya yakın olmamak için köşe bucak kaçtığı dönemlerde bile âşık. Hakka, adalete, erdeme, ezeli olana daha aklının erdiği, dilinin döndüğü ve kelimeleri cümleler haline getirip kâğıda aktarmaya başladığı günlerden bugüne kadar hep aşkla bağlı kalmış yaşayan gerçek bir âşık…
Ömrünün her karesinde, söylediği türkülerin bestesi de, güftesi de, özü de, sözü de hep gerçeklere ayarlı. Notasında kulak tırmalayan ses, rotasında insanı ürküten ve endişeye, kuşkuya sevk eden bir işaret, cümlelerinde yerini sevmeyen, çiğ ve iğreti bir kelime yok. Sırat-ı müstakim üzere olmayı ve hep öyle kalmayı kendisine en büyük şeref, şan ve baş tacı bilen, yönünü de yorumunu da kıbleye dönük tutan, ömrü boyunca yatan taşları mesuliyetini idrak etmiş, manevî değerlerle kendini donatmış vatandaş haline getirmeye uğraşan, maveraya ve mâneviyata sırtını bir kere olsun dönmeyen, kitaba uymak yerine işlerini kitaba uydurmayı önemli bir özellik gibi gören bunca insana rağmen hep kutsal kitaba ve onun emirlerine uymayı en büyük saadet bilen bir yürekli insan.
Yüklü duygularla yazdığı yazılarda da, sözü en keskin ve etkili bir şekilde muhatabının anlayacağı bir biçimde dillendirdiği buram buram vatan, millet ve memleket kokan, insanı yüreğinden yakalayıp yükümlülüklerini kuşandırarak yükseklere kanatlandıran şiirlerinde de hep akıllı bir cesaretin bizzat kendisi görülür.
'Bütün Kur'an'ları yaksak, bütün camileri yıksak, Avrupalı'nın gözünde Osmanlı'yız, Osmanlı, yani İslâm' (s.9) .
'Hıristiyan için tek düşman biziz' (s.9) .
'Zavallı Türk aydını... Batılı dostları alınmasınlar diye hazinelerini gizlemeye çalışır. Sonra unutur hazineleri olduğunu' (s.9) .
"O (Allah) nitelik ve nicelikle (mahiyet ve nedensellikle) nitelenmekten yücedir."
"Şüphesiz Allah her şeye güç yetirendir. O'nun kudreti ve egemenliği mükemmelliğin zirvesindedir."
"Hz Peygamber (s.a.v) başka bir hadisinde de şöyle buyurmuştur:
"Kıyamet gününde Allah şu üç grup insanın yüzüne bakmaz:
“Dost canlısıdır. Gönül adamıdır. Yerlidir, millidir, halk adamıdır..”
(Abdurrahim KARAKOÇ)
“Günün moda deyimiyle, “Adam gibi adam”dır Durdu Şahin.”
(Bahattin KARAKOÇ)
“ Gayretli çalışmalarını gıpta ile izliyorum..."
“Dost canlısıdır. Gönül adamıdır. Yerlidir, millidir, halk adamıdır..”
(Abdurrahim KARAKOÇ)
“Günün moda deyimiyle, “Adam gibi adam”dır Durdu Şahin.”
(Bahattin KARAKOÇ)




-
Ali Kahveci
Tüm Yorumlarmerhaba hocam nasılsın nerelerdesin ???????????