Bir gece yarısı, Nihal, gölgen düştü üstüme
Zamanın koynunda bir sitem gizli, derin, tenha
Ben ki ayrılıkla yoğrulmuşum, yârimin adıyla yanmışım
Sen dönersin, işte, tam da kanayan yerime, nokta nokta
Nihal, bir elif kadar ince ve dik duruşlusun,
Rüzgârlarda eğilmez bir baş, sarsılmaz bir nefessin.
Göklerde tek başına parlayan bir yıldız gibi,
Özgürlüğün sesisin, gücün sessizliğinde gizli.
Bir nehir ki çağlar; sakin, derin,
Nihal’im, senin varlığın yatağı emin.
Köpüğü tutkudur, usulca yontar taşları;
Gerçek aşk budur: Ruh aynanda parıltıyla, Nihal’im’de.
Nefs bir fırtına: Göklerin öfkesi,
Nihal
Bir laf çıktı ağzımdan,
geri gelmez artık.
Bir bakışta gördüm seni,
gözlerinden sızdı hakikat.
NİHALİ TARZ'DA MEM Û ZÎN
(Aşkın Kadim Hikâyesi Yeniden Yazılmış)
Gözbebeğim Nihal’im, aşkınla yandığım can,
Yokluğunla çöllerde, yıldızlara uzandığım an.
Sevmesen de gam değil, gönlüm seninle mihman,
Bir damla su verdinse, coşar ummanım inan.
Belki başka bahçede, belki gülün başka dalda,
Nihal’im – Aşk ve Yokluk Risalesi
Benim içimde bir çöl var Nihal’im,
her kum tanesi senin adını fısıldar geceye…
Rüzgar, seni taşır ama bana ulaşamaz,
ve ben, her dalgada seni bekleyen suskun bir denizim.
NİHAL'İN GİZLİ BAHÇESİNDE
(Tasavvufî Arayışın Nihali Yorumu)
Gölgelerle ördüm benliğimi,
Nefsim bir yılan gibi kıvrılırken secdede,
Gülüşünle yeşeriyor
kalbimin kurumuş baharı,
Sensiz geçen her an
zamanın ağır bir yarası…
Sesin,
Nihâl’im, artık yanımda şimşekler çakmıyor,
Sözlerimiz eski gibi dağları yakmıyor.
Dingin bir nehir gibi akıyor bakışımız,
Yürekte yangın değil, bir derin uyku var.
Bu yok oluş değil, gök kubbede bir dinme hâli,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!