AŞK-I NİHAL RİSALESİ
(Şiirsel Bir Tasavvuf Risalesi)
Dünya Yükünün Hamalı’ndan Nihal’ine,
Her acı bir taş oldu Nihal’de,
Bir yumruk kadar sert, bir buse kadar yumuşak.
Avuçlarımda gece çiçekleri gibi açılan,
Her biri bir isim, her biri bir sır.
Ben onları nehrin aynasına bıraktım,
Su, en hakikatli tercümandır çünkü.
NİHAL'İM — Bir Sonbahar Risalesi
Günlerden yine sonbahar sarısı,
yapraklar tevazu ile yere kapanırken,
senin adın gizlice defterimin köşesine yazıldı —
Nihal’im, bir zikrin sessizliği gibi.
Yüce adıyla ki, her harfinde bir sır gizli: Nihal...
Sen ki, kainatın nefes aldığı o ilk dakika,
Zamanın çözülüp akmaya başladığı o ilk damla,
Sükûtun içinde doğan nağme…
Sana dokunmak, yaratılışın kitabını sırtında okumak gibi.
Tevafukun Kadehi
Gecenin sükûtunda Nihal’in gülüşü bir sır,
Şarap değil, kalbin ilahi bir zikir.
Sokakta kaybolur gölgeler, sessiz ân,
Bir bakışınla başlar, tevafukun hicran.
Yalnızlığın Ve Umudun Şarkısı
Ey gönlümün mahpusu, sessiz bir ıssızlıkta,
Tazallümle dolu bu hüzün harabesinde,
Mazlime kalbim, ellerinde esir bir kuş,
Kırık kanatlarıyla uçmayı beklerken.
Sen, ey gönlünde âlemin yükünü taşıyan aşk yolcusu,
adımların zamanın derin nehirlerinden süzülür.
Her adım bir zikrin yankısı,
her hikâye bir mâna,
her yara bir ezgidir ruhun derin sessizliğinde.
Aşkın Şarabı
Şarap kadehinde değil, aşkın sarhoşluğu,
Bir bakışınla yandı içimin boşluğu.
Dudak payı bırakmadım bu gecede,
Nâzenin bir ırmağın kıyısında,
Nihal’in adını fısıldar sular.
Her hece bir vav olup çizilir kalbime,
Mistik bir raksın ilk durağısın.
Nihal… Bir ismin çağrısıyla yanar dilim,
Gizli bir âyinle saran her hecemi derin.
Sen, sırlar mahzeninde saklı bir nüshayım ben,
Varlığınla okundukça eriyen bir mürekkebim.
Dudaklarımdan düşen her kelime, bir dua,
Teninin haritasında kaybolan bir rüzgâr.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!