Dostun attığı taş değmez ki başka bir yere
Yüreğin orta yerine kurulur o derin sızı
Zaman geçer aradan ama kapanmaz o yara
Gözyaşıyla sulanan toprakta gül bitmezmiş
Eski defterler açılır akşamın serinleten vaktinde
Verilen sözlerin hepsi birer kurşun yarasıdır
İnsan en çok yakından bekler o kahpe darbeyi
Gidenin arkasından bakmak ömrü yarıya bölmekmiş
Dostun güler yüzü meğer bir maskeymiş meçhule
Sırrını açtığın omuzlar şimdi dağ gibi ağır
Kimseye borçlu kalmaz bu hayatın kirli hesabı
Söz biter, sükût başlar, siner içime bu duman
Yaralar kabuk bağlar ama izi kalır derinden
Güvendiğin dağlar yıkılır gürültü koparmadan
İnsan kendi gölgesine yabancılaşır zamanla
Karanlık odalarda yankılanır yalnız kalan ses
Zaman acımasız bir dişli gibi öğütür durur hatıraları
Söz bitti, derya kurudu, geriye sadece bu sükunet kaldı
Gölgesi kaybolan hayaller zihnimde yeniden canlanır birden
Her yüzde eski bir hüzün saklı durur gizlice ve derinden
Bilemezsin hangi rüzgarın bizi nereye savuracağını bil ki
Aynalar yüzüme bakmaz oldu, utancından kızardı dağlar
Hangi taşa baş koysam hüzün damlar o kara topraktan
Sözün bittiği yerde dilsiz kalır insanın derin feryadı
Dost sofrasında sunulan zehir kör düğüm oldu boğazıma
Gidenlerin arkasından döktüğüm gözyaşı kurudu çoktan
Zaman akıp giderken geriye sadece enkazlar kaldı
İnsan kendi gölgesinden korkar mı deme, korkuyormuş
Dost dilinden dökülen her kelime bir kurşun yarasıdır
Kayıt Tarihi : 31.08.2026 16:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!