Yine ben geldim Sevdiğim!
Yine soluğu aldım hayalinin yanında.
Gidecek bir yeri olmayınca insanın,
Mısralara bırakıyor sevdasını içi kan ağlaya ağlaya.
Sensizlik bu sen bilemezsin bu dermansız derdin yükünü,
Sen sevmenin koruyla yanmadın döndün yüzünü.
Bu şehir hiç bu kadar sessiz olmamıştı Sevdiğim!
Adını bir kez olsun gözlerine bakarak söyleyememenin,
Bir kez olsun bakın Sevdiğim işte bu diyememenin,
Kalbimin atışlarını bir kez olsun sana dinletememenin,
Matemine büründü bu şehir.
Sana bu satırları yazarken
Ey gönlümün İstanbul'u.
Seninle başlayan her cümle kalabalığa inat duyuruyor sesini bana.
Adını her andığımda Fener'in taş sokakları susuyor.
Gökyüzü dahi nefesini tutuyor.
Balatın yorgun duvarları aralıyor hafızasını,
Sevdanı İstanbul'un sokaklarına tekrar tekrar anlatıyor.
GÖNLÜNDE UYUT...
Ha yaşamışım, ha yaşamamış,
Ha gülmüşüm, ha ağlamışım ne önemi vardı ki?
Nefes alıp gidiyordum ervah-ı ebede.
Kendimi unutmuşken sorgulamıyordum zehri, kederi,
Umursamıyordum kör karanlığa mecbur bırakan bu fani alemi,
Sessiz bir deryadır.
Ne vakit gürültü inzivaya çekilir.
İste o vakit gönlün kandilleri
Birer birer yanmaya başlar.
Kalp susar, ama gönül konuşur;
Kelâmsız, tarifsiz, sessizce.
Daha kaç bahar eskiyecek sana kavuşmam için?
Daha kaç dalga kıyıya vurmalı gözlerine dalabilmem için?
Daha kaç fırtına dinmesi gerek yüreğimde ki seni görmen için?
Daha kaç yılımı beklemeliyim, kalan sayılı nefesimin yetmesi için?
Saymaktan usandım ,
Sönmeyecek bir ateş senden bana miras kaldı,
Dumanı tütmeyecek, kimseler görmeyecek.
Bir ben yanacağım, bir ben küllerimi saklayacağım,
Vazgeçtim diyerek gönlü susturacak,
Seni hiç sevmedi diye ateşine odun atacağım.
Unutmak tek çare bunu gönle birgün inandıracağım.
GÖNÜL DERYA'M
Belki de hiç bir araya gelemeyecek olmamızdı,
Bizi birbirimize mühürleyen.
Gönlün gönülde yıllanacak olmasıydı,
Bu denli kökleştiren.
Vuslatı nefes nefes göğsümüzde tutmaktı,
Ya son ver bu bitmeyen gönül dilbestesine,
Ya da bir nefes gibi dokun dilsiz kederime,
Sustur içimdeki isyanı,
Bir tebessümünle.
Ne yarım kalmış bir sevda taşıyacak hâlim kaldı.
Ne bileyim işte gönül bu söz kâr etmiyor.
Sahipsiz kalacak yüreğine,
Duyulmayacak gönül sesine,
Alamayacağı beraatine rağmen,
Katılaşıp taş gibi yığılıp kalmayı göze alarak,
Pes etmiyor.




-
Erhan Tığlı
Tüm YorumlarŞiiriniz bol olsun
mutluluğa götüren yol olsun.
gönlünüz neşeyle dolsun