EYLÜL.....
Eylül solgun yüzünle görünsen de,
Bu defa dokunma yorgun ruhuma.
Bu defa yalan da olsa, hüzün yerine şenlik dök avuçlarıma.
Bu defa esen yelin incitmeden gelsin,
Tebessüm ekle sararmaya yüz tutmuş yapraklarıma.
EYLÜL.....
Eylül solgun yüzünle görünsen de,
Bu defa dokunma yorgun ruhuma.
Bu defa yalan da olsa, hüzün yerine şenlik dök avuçlarıma.
Bu defa esen yelin incitmeden gelsin,
Tebessüm ekle sararmaya yüz tutmuş yapraklarıma.
Ey Rabbim! Bundan öteye mecalim yok artık.
Ne yüreğimde tek bir acı sözü sığdıracak yer kaldı,
Ne de canımı hiçe saydığım insanların sivri dillerine tahammülüm.
Ne hayatın içinde nefes almaya hevesim kaldı,
Ne de gözlerimde dökecek bir damla yaş.
Oysa ki söylenecek ne çok sözüm vardı,
Fazlasıyla yorgunuz.
Fazlasıyla hazin sonlar dolu kursağımızda.
Bir fazlasına yer kalmadı sabır taşında.
Öyle bir bezginlik ki,
Gözlerini kırpmadan, parmağını dâhi oynatmadan,
Bir köşede günler devirebilir,
FELEĞE BİR ÇELME DE BİZ TAKALIM
İmkânsızım, bugün hayal etmekten korkmayalım.
Varsın bahtımıza ne çıkarsa birlikte yola çıkalım.
Güler miyiz ağlar mıyız, tökezler kalkar mıyız, umursamayalım
Çıkalım meydanlara gün bizimdir diye nidalar atıp,
El ele, göz göze, yürek yüreğe saadete varalım
Görüşürüz dediğin günden bu güne yıllar geçti.
Ne göresin geldi, ne de bir selamın zuhur etti.
Sen her defasında geleceğin ümidini eksen de toprağıma,
Ne sevdamızın yeşile bürünecek kudreti,
Ne de bende ona ev sahipliği yapacak feraset kaldı.
Bekle dediğinden beri yollarına dualar serptimde,
FİLM SAHNESİ...
Kendinle başbaşa kalınca,
Çıkarsın gönlün içinde yolculuğa.
Eğer ki uğradığın sokaktan,
Kahkahalar yükseliyorsa gezinirsin etrafında.
Çocukluğunun geçtiği yolda yine için kıpır kıpır olur,
GAMZELİ HÜZNÜM
Yitirilmiş yılların, acının hükmettiği bir hayatın müdavimiyim.
İçinde ki heyecanını tek tek eksiltmiş kayıp bir kent,
Nefesi kesilmiş, hisleri sökülmüş, bir kimliğim.
Duygusu yok olmuş bir çakıl taşı,
Yaşımdan yorgun, yaşamdan uzak bir yerdeyim.
GECE İLE GÜNDÜZ GİBİYDİK BİZ,
Ne gerek vardı bunca acıya?
Dokunmaktan öteydi bizim sevgimiz.
Böyle bir son mu yazılmalıydı?
İkiyken bir atar olmuştu yüreklerimiz.
Beynin de dönen sorular susmadığında,
Bir de ona solunda ki amansız ağrı katıldığında anlıyorsun,
Çaresizliğin başka bir şey olduğunu.
Hele bir de gönül sesi var ki seni yerden yere vuran,
İşte o an nefes dâhi alamıyorsun.
Kalbinde bir bıçak, dilinde dökülmeyen binbir ahh!




-
Erhan Tığlı
Tüm YorumlarŞiiriniz bol olsun
mutluluğa götüren yol olsun.
gönlünüz neşeyle dolsun