Dinmez Er Şiirleri - Şair Dinmez Er

Dinmez Er

Güneşlerimi çalan hırsızlardı geceler
Ödünç verdiler göğün sarışın kızına yarısını
Kayan yıldızlardı kaderimi yazanlar
Bir daha göremeyeceğim güneşin yüzünü
Yadigâr kalacak öykülerle şiirlerim sana
Olasımı bilemem ama acıma sakın bana

Devamını Oku
Dinmez Er

katar katar yolculuğa çıkmış bulutlar
öfkeli yüreklerde eriyor yağan karlar
ah o sokaklar, dilsiz kaldırımlar
eli sopalı gözü dönmüş kalabalıklar
uzayan gölgelerde tedirgin eden korkaklık
boğazlanan hür yaşamdır

Devamını Oku
Dinmez Er

beni bana bırakıp
seni benden alıp
beni sensizliğime
beni tek başıma bırakıp
gittin...
sen nasıl bir sevgilisin?

Devamını Oku
Dinmez Er

Sevdiğimi sana nasıl anlatsam Piraye
Arı değilim ki her bal çiçeğe konayım
Buzul soğuklarında alev, alev yandım
Sam rüzgârlarında buz kestim Piraye

Hiç aklına gelmesin bu kalp seni unutmaz

Devamını Oku
Dinmez Er

Bakma bana öyle, gözlerime
rengi hüzündür onların
onlar gülmeyi bilmezler
en çok o gözlerde kümelendi
kara, kara yağmur bulutları
yıllar yılı hüznün renkleriydi

Devamını Oku
Dinmez Er

Kapısı önünde bir çiçekçinin minicik bir saksıda
Küçümencik bir ağaç yavrusu gördüm
Sevimli, nazenin okşamaya, bakmaya kıyılmazdı
Pazardan alınan kerevizdi, pırasaydı o sanki
Ederini aldı küçük naylon bir poşete koydu çiçekçi
Sırça değildi kırılacak yine de sakındım

Devamını Oku
Dinmez Er

Sömürgeci, kibirli Avrupa'nın tok tutsağıyım ben.
Sağır, dilsiz duvarlar, solmuş resimler arasında.
Çatlamış sabır taşıyla azat olmayı bekleyen.
Toprak olmuş sevgili canlar kaldılar hatıralarda.

Yağan kara bakıp sevinememek çocuklar gibi,

Devamını Oku
Dinmez Er

Neye yarar elim
Bu kalemim neye
Seni yazmadıktan sonra
Niye atar bu damar
Aşk yoksa meşk yoksa
Boşuna çalışıp duran bu kalp

Devamını Oku
Dinmez Er

sen iste o güneşe bin kez bakarım ben
o deli rüzgardan milyon nefes çekerim,
içime senin için...
sen varsan, masamda rakının yerini
şarabın en kırmızısı alırdı
ekmeğe katık ederdik hüznü

Devamını Oku
Dinmez Er

Yolumu gözlüyorsundur şu an benim
Dalıp gitmiştir güvercin yüreğin
Geçmişte kalanlara bugüne uzanan günlere
Pencerene konan serçeyle konuşuyorsundur
Özlemlerinin dayanılmaz çoraklığında
Gözyaşlarınla sulanmış ok kirpiklerin

Devamını Oku