Vazgeçme ahir-i devrandan
Ararsan bulursun dengini
Beyazı boyama katrandan
Bakarsan görürsün gerçeği
Dünyada bitmiyor sanrılar
Sen bakma öyle
Sen bakma öyle güçlü göründüğüme.
Aslında öyle göründüğüm kadar da,
güçlü değilim.
Ev dinya wêran kirinê
Perîşanî li me qewimiye
Mirin emrê Xwedê ye
Agir ket hundurê dilê me
Ağrıyan yanlarına inat gülebilmektir
Barış, düşmanlığı silip sevgi ekmektir
Acılara merhem diye mutluluk sürmektir
Barış, nefretin yerine umut ekmektir
Yer ile göğün arasında maviyi yakalamaktır
Barışa kan doğrandı
Yasamak için daha
Ne kadar öleceğiz?
Gün ağır yaralı
Kara cumartesi
Güneş doğacak belli
Işıldıyor çocukların gözlerinin içi
Kırılacak zalimin azı dişi
Kırılacak dizlerinin feri
Bahar gelecek belli
Karanlığın ortasında duruyordu barış kokan adam!
Elinde barış çiçekleri dilinde yaşanabilir bir ülke, yüreğinde umut güvercinleri uçuşuyordu.
Dört minarenin ayaklarını vurdular, "bizi ayaklarımızdan vurdular" diyordu.
Az sonra kendiside başından vuruldu.
Dört minarenin ayakları dibine yığıldı bedeni.
Barış; bir annenin dilindeki
havar türkülerin yerine
halay türkülerinin almasıdır
Barış; yakılan kitapların yerine
kütüphanelerin kurulması
Sür yüzünü memleket topraklarına
Bereketlensin bolluk olsun ana yurduna
Don yüzünü Cizre Botan’a
Sar yüreğindeki coşkuyu Dicle Fırat’a
Aksın coşkun şırıl şırıl yazla bahara
Bayramlar güzeldir
Sabahleyin başucunda
En sevdiği kırmızı
Papuçları görünce
Yüzü gülen küçük kız




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...