Bir ocak gecesiydi dünyama girişin
Ay sekizi devirmiş,
Yelken açmıştı gün dokuza.
Hava soğuktu Burdurda,
Ama ben hiç üşümedim.
Seni gördüm ve ısındı yüreğim.
İki gönül bir olunca samanlık seyran olura kandık
Kiralık seyrangahı bizim oldu sandık
Kiramızı günü gününe yatırdık amma
Zammın hızına yetişemeyip yine sokakta kaldık!
Maaşın yarısını kira ister hazret
Kişinin yüreği avucu kadarmış
Yalan!
Benim yüreğim koca bir umman
Bir kadın yüreğine hapsolmuş
Dağlar kadar yüce
Denizler kadar hırçın
Korku-yorum
İnsan, insandan korkar mı?
Ben korkuyorum!
Belki beni yemezler
İşkence de etmezler cismime belki
Sevgili öğretmenim Hatice Bucalı’lara ithaf edilmiştir.
“Kardelen Ayşe/ Kardelen Ayşe
N’apıyorsun bize söyle? ”
Bu günlerde bu melodi ile başlayan reklam filmi sıkça şenlendiriyor tv ekranlarını. Çocukluğumuzu yad ettiren melodisi ve verdiği mesajla sevimli bir reklam. Biz yetişkinleri içeriği ile ilgilendirirken, çocukların ilgisini de müziği ile ilgilendiriyor. Çoğu diline dolamış durumda.
Uyuklayan bir ateşin bağrındaki köz
İnleyen nağmeler ve ağlayan göz
Serseri bir kurşun gibi bağra saplanan ok
Bu derd ile bitap düşen pek çok
Her derdin vardır bir devası
Asude bir bahar ülkesinde
Yürek ikiminde
Güvenli limanım ol
Bu dünya denen imtihan denizinde
Nice fırtınalar hazanlar görmüş
Çocuk yüreğimde
Bir varmış bir yokmuş
Evvel zaman içinde
Kalbur saman içinde
Ülkenin birinde
Yedi tepeli, cennet kadar güzel
Bir yer varmış.
MAVERA
Yürek ikliminde
Saklanmış yaram
Küllerin altında uyuyan köz
Gönül kubbemde kalan hoş sada




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!