Yine ayrılıkların peşine düştüm,
Senin yasını tutuyorum gözlerimde.
Duygularım Gece Karanlıklarında kaybolurken,
yüreğimde Sensizliğin acısı,
Yalnızlık; batan güneşin,
dağların arkasına çekilişi gibidir.
Sensizliğin hüküm sürdüğü gecelerde
kara bir bulut gibi çöker Perde perde.
İnsanın kalbindeki yangını, kelimelerle anlamaya çalışması.
Bir kıpırtıya, bir susuşa, bir siteme bile kulak vermesidir Aşk.
Adına yazılan şiirlerde söylendiği gibi.
“Aşk nedir ? deseler...
Umutlarımla bir sır gönderiyorum sana mutlaka ulaşacaktır,
İyi bak ona, çünkü çok değerlidir:
Beni sana ulaştırmaya çalışan umutlardan daha kıymetli.
Ey yarın...
Bu mektup sana ulaştıysa, demek ki kavuşamadık.
Gözlerime bakarken
yüreğimi görebilseydin eğer ...
Sessizce duruşuma bakma benim.
Yaşanılacak değil yazılacak hayatlar vardır...
Hayal edilmiş, ama hiç yaşanmamış anılar gibi.
Bir şiirin özü gibi, sonu belirsiz bir dize gibi.
Yaşanmadan eksik, yazılmadan tamam olan.
Gönül dağına bir kıvılcım yeter...
Söndürmeye bir ömür geçer.
Geldim dünyaya hatırlamam saatini.
Gözlerimi açtığımda,
Biliyor musun ?...
bugün yeni bir Ajandam oldu.
Tertemiz Sayfaları, kalem değmemiş satırları var.
Üzerine hiç bir duygunun Sinmediği,
yepyeni Matbaa kokulu.
Hayallerimi, umutlarımı
Kırk küsur yıl cenin pozisyonunda kalmışım
yeni doğuyorum,
yaş almadım henüz.
Ad günüm yok, isimsizim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!