Gidersem eğer Hissetmezsin
Ben Senin Hiç bir şeyinim
yokluğum anlaşılmaz.
Ben Senin Hiçbir yerinim
Ah, canım toprağımda sızlayan kemiklerim...
Ah, sancağım solmasın diye akıtılan kanlarım...
Ah, yitip giden gençliğim...
Artık hüznünüz Arş’a yükseldi.
Son kez Ağlıyorum Senin için.
Bu gece Seni geçmişime gömüp,
yeniden doğacağım.
Karanlıklarından kurtulup,
Sensiz Hayatın Güneşine kavuşacağım.
Bana gözlerini ver...
Kalbimin derinliklerinde
yolculuğa çıkartayım Seni.
Kirpiklerinden damlayan yaşlarda ıslansın
TÜFE’n kadar kefene,
kefen kadar kefenine gidecek zam.
Evsiz değilsin, bilmezsin bana verdiğin evin ederini;
yasal kılıfa uydurulmuş zulmün muhasebesi,
hukuk bürosunda değil, mezar taşının altında olur.
Sevda güvercinlerim yağmalandığı günden beri,
bir kanadım eksik gökyüzünden...
Bir yanı yaralı sevdaların.
Sitem değil belki ama, sessizliğin en gür haliyle
bekliyorum yerli yerimde.
Bir tek ben izlesem...
yağmur altında ıslanırken,
soğuktan titreyen yüreğinle
içindeki deli kızla dans eden seni.
Çok garip...
yağmur yağıyor ve ıslanırken
tenim acıyor her damlada.
oysa yağmuru çok severdik.
yağmurda yürümeyi,
yürürken ıslanmayı...
Yakarcalar yaktı, dün gece en son canımı,
görmeden, duymadan.
Ne Fesleğenler yakmıştım oysa...
en çokta, onlara yandı canım.
-Nasılsın ?
-İyiyimdir herhalde, bilmem...
sormadım kendime
sorasımda yok açıkçası.
cevapları üzücü oluyor sonra.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!