O güzel yüzünü kapat nazara gelmesin
Sabahın ilk ışıkları süzülmesin yanaklarından
Karanlık geceyi aydınlatan ay parçası gibisin
İri dudaklarınla cezbediyor aklımı çeliyorsun
Dün, bir gölge gibi geçtin gittin sokağımdan
Bakışlarında bir bezginlik, durgunluk vardı
Yalnızlığımı seviyorum
Çünkü o kıskanç ama vefasız değil
İç dünyamda yaşadıklarımı inkâr etmez
En önemlisi ruhumda yer alan o yaratıcı kudreti
Geçmiş senden her gün bir şeyler isteyecek
Bazen bir yüz, bazen yarım kalmış bir söz
Kimi gün pişmanlık diye çıkacak karşına
Kimi gün “keşke”nin en sessiz hâliyle
Yumruk mezesiyle son kadehte vurulduk
Bu senaryoda ikimizde öldük
Hazin olan onu gömdüler
Beni de sürgüne mahkum ettiler
Sen layikiyle sevemedin
Aşk olmadan hikmet olmaz dediler
Bu gün artık hesap günüdür
Oysa zalim feleğe söylenecek
Daha bir kaç sözümüz vardı
O mutlu olmamızı istemedi
Muradımız gözümüzde kaldı
Nerede o yüreğimin kırıkları
Bırak unutmak,
En ağır yük olsun kalsın gönül hanende
Hatırlamak,
Bir hayat boyu en derin sızıyla kalsın içinde
Ruhumun sıcak bir sevgi ve ilgiye
Müthiş derecede sarılmaya ihtiyacı var
Ne kadar yaşarsan yaşa bitmez bu rüya
Mesele gönlüne esir düşmek değil
Düşünce düşünülen şeyi yitirme riski taşır
Olgun düşünce ile üretkenlik gelişir ikilem azalır
Vucut memleketinde nefsi dizginlemek kolay değildir
Kalp sahibine teslim olmuşsa irade yükselmiş
Yüzümdeki izlere bakıp yaşlandım sandılar
Oysa her bir çizginin bir hikayesi var
Çabalarımı anlamak için onlara baksınlar
Çoğu dostumdan arkadaşımdan
Kalanı günden güneşten tipiden kardan
Kışın ölürsem bulayın beni karlara
Yada ölürsem bir ilkbaharda
Yatırın salınan mis kokulu akasyalara
Adımı verin kalsın karşı dağlara
Yıkayın bedenimi nehrin serin sularında
Masalımı yazın uzatın penceremden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!