Denize tuz gibi karıştı yüreğim
Ben sana vurgun ben sana deliyim
Umuda kelepçe vurulmuyor bu çağda
Dalgalarla çalkalanıp bulandı fikrim
Sert esen fırtınada yırtıldı deli gömleğim
Ben hastasıydım anamın
Muhabbetini şefkatini
Ekmeğinin yemeğinin lezzetini
Yüreğinin sıcaklığını özledim
Böyle dik durduğuma
Bakıp da sakın aldanma
Bu dik duruşun
Kaç defa yeri gördüğünü
Kaçıncı hüsrandan geri döndüğünü
Kaç kere satılmaya mal olduğunu
Onu kaybedince her şeyden kopuyorsun
Hayallerine bile yabancı oluyorsun
Yaşadığın geçmişten soğuyorsun
Geleceğe artık inanmıyorsun
Kanadı kırık bir garip anka kuşuyum,
Küllerinden yeniden doğan.
Hercai menekşenin aşkına dokunmuşum,
Hararetimle dünyayı yakarım.
Bazı kapılar kapanmaz, insanın içinde sürgün olur
Bazı sevdalar bitmez, sadece yönünü kaybeder
Ben de hatıranın tozunu silmeden
Sessizce çekip gittim o sokaktan
Arkamdan ne bir ses geldi
Bir an için
Senin yerine geçebilseydim
Anlardım belki
Beni neden sevmediğini
Sen ne diyorsun
Ben daha ne yapsaydım
Bir boz halıyı aldım korudum
Alladım pulladım emek verdim
Demirin bile büküldüğü o dar geçitteyim
Suskunum başıma gelenlere
Gözlerimin yamacında başladı damlalar
Bir bavul dolusu ihanet
Bu şehre bu mevsimde yağmurlar yağar,
Parlar kurşuni gecenin ay ışığında
Arnavut kaldırımlı Islak sokaklar
Gecenin pervasız vebalinden şikayetçidir
Mısralardan zorla sökülmüş hatıralar
Sabahın ilk ışıklarını sabırsızlıkla bekler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!