Hadi öğret bana
Sevdiğin nasıl unutulur
Ben onu bir gün bile unutmadım
Acaba o beni unutur mu?
Hadi anlat bana
Sen gün ışığı mı arıyorsun?
Bak şu karşı tepelere doğru
Işığı gördün değil mi?
Zaten biraz önce doğmuştu
Uzat elini şu acıdan mühürlenmiş gönüllere
Şevkat ve sevgi bekliyorlar değil mi?
Varım yokum hep oydu
Şimdi yalan dünya boş oldu
O varken kapımı açan çoktu
Odalarım sofralarım misafir doluydu
Şimdi herkes işinde hanesinde
Bütün kapılar kapansada üstümüze
Gökyüzüne bir dua kapısı açık kalsın
Şimdi yine ellerimiz titrek havada
Dualarımız hala asılı duruyor semada
Ham hayal
Gecelerde kolay gizlenirdi sır dolu günahlar
Ah bir konuşsaydı kireç badanalı şu duvarlar
Yazdığım şiirlerin tekmili sana
Ne olur beni biraz anlasana
Anlamanda yeter mi bilmem artık?’
Beni başkalarından biraz ayırsana
Dağların mevsimi dardır
Zirvesinde esen rüzgarı vardır
Kayalıklarda hayatlar acımasızdır
Karı kırağı çok ayazı sert olur
Günlerdir göklerde uçan kuşlardan ne haber?
Dönüş için yüreklerde bir umut kaldı
Mevsimlerden süzülen bir bahar vardı
Bütün güzellikleri bir bir gördüm
Kar yağıyor
Elim kar altında
Tomurcuk kardelenleri arıyor
Kara dokundum biraz ılık gibi
Yüreklere dokunamazsın buz gibi
Yanlış zamanda doğduğum kesin
Her şey üstüme üstüme geliyor
Gönlümün yaşanan zulümlere yoktur rızası
Gökte ışıltılı yıldızlar kalmadı,
Hepsi bir bir yer yüzüne iniyor
Gölgeler ise indiği yere sığmıyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!