Ne hoştur sevenin bir gül ile birlikte açması
Kat be kat yükselen göklerde
Kuşlar gibi özgürce uçması
Seven yürekte hüzün beklemez
Bulutlara ulaşıp yağmurlarla birlikte ağlaması
Kızgın çölde susuzluktan dudağı çatlayan
Bir nehrin iki ayrı yakasındayız
Suyumuz ortak rüzgarımız tek
Akşamları suyun yüzeyi karanlık
Göğe bakıyorsun bir dolu yıldız
Sevenleri kader ayırmaz
Genellikle kör inatları ayırır
Bazende gidecekleri yol
Giderken ayrılacakları kol
Sebeptir derlerse de inanma
Artık ne önemi var ki?
Akşam yürüdük seninle
Şu kadim şehrin boş sokaklarında
Bak bu şehre neler olmuş
Güzel olan her şey sanki kaybolmuş
Evler boşalmış ocaklar sönmüş
Başı dik çatıların omzu düşmüş
Gözlerinden süzülen o izler
Nergizden kurumuş damlalar
Onlar hayatın bir başka yanıdırlar
Sil artık o güzel buğulu gözlerini
Gözyaşına bir daha gerek kalmasın
Hasreti boynu bükük yare en güzel
Bastırılmış duyguların nihai sorunu ahtır
Kadersizlerin yaşadığı hüzünün özü ayrılıktır
Bülbül gibi ahuzar eden sevene yazıktır
Her yaşayan aşığı sağ sanma
Nereden başlar hiç bilinmez
Nergislerin badireli hayat yolculukları
Kış soğuklarının başlangıcından şubata kadar
Bilmece gibi meraklandırıcı bir hayat
Zemheri ayazı vurdu ruhuma,
Üşüdüm;
Sığınmak için verilen barınağa
Sensiz haram dedim girmedim
Sevilmekten nedense korktum
Sevmeye de hep candan inandım
Bütün çiçekleri koparsalar ne yazar?
Memlekete yine bahar gümbür gümbür gelir
Gökyüzü güneşini esirgemez çiçeklerden
Göklerin hakimine nasibini yerde ayıran düzen
İlgisine mazhar olmaz mı? Suda yüzen yerde sürünen
Dağların yanında ovalar ovaların koynunda
Ne zaman yeni sevdalara
Yelken açmak istesem
Kesiyorlar aniden rüzgarlarımı
Biraz muhabbet arasam
Yanlızlık bırakmıyor yakamı
Yalnızlığa arkadaş mı olsam?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!