Ah benim bu vefasız sevdiklerim
Ettiler eylediler ve de sonunda
Suçu bana yükleyip
Hızlıca çekip gittiler
Belki yanlızca gittiler amma
Bana da çok ayıp ettiler
Hasret akşamlarında sokaklar sırılsıklam,
Korkak kaldırımlar dilsiz
İmkânsıza vurgun her âşık biraz kimsesiz
Gece büyür,aşığın içinde eski bir şarkı
Vicdanın temeli merhamettir.
Vicdan gerçeği görmek,
Onu itirazsız kabul etmektir.
İnsanlık bilincine sahip olmadan
Aklı kamile ulaşmış vicdan olmuyor
Bak şu derinden gelen müzik varya
İşte onu mezarımın başında kullanın
Şimdi kalk biraz müziğin sesini aç
Sorgu melekleride uyansın
Bak işte her şeyi bıraktım gidiyorum
Bu vefasız dünya size kalsın
Taşın çatlağından yeryüzüne sızan zaman
İsterse dünyayı tümüyle çöle döndürsün
Hasret çileli vişne ağacının
Gevrek dallarından kaysın dökülsün
Neden benden hep imkansızı bekliyorsun
Güneşten yağmur mu boşalsın istiyorsun
Bıkmadın mı?Zor geçen yılları anlatmaktan
Anlatıyorsunda ne oluyor?
Ben gülleri çok sevdim
Sana yakışıyor diye hep gül istedim
Ama ellerimin halini hiç merak etmedin
Seni sevmenin ne kadar zor olduğunu bilemedin
Uzaklar her şeyden habersiz
Kıskanılan zaman aksine çok muhteris
Yakınlar ise ilgili ama oldukça yorgun
Duygular güz gülleri gibi solgun
Ne iş bu ya bir mahsun bakışa gönül verdik
Hiç mesafe alamadık hala aynı yerdeyiz
Şimdi sorsan ne kaldı benden geriye,
Körfezde sessiz ve derin bir serzeniş
Bir iç çekişte saklı on yıllık bekleyiş
Birde dua gibi adın kaldı dilimde
Zamana güvendik, derdimize merhem olur sandık
Meğer o da kaderin bir başka hükmüne bağlıymış
“Bahar geçsin, yaz gelsin, hele bakarız” dedi
Güz erişti… biz hâlâ firkatin kıyısındayız




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!