Herkes yüreğinin yettiği yere kadar sever
Körelmiş yürek bilmem ki başka ne sever?
Hele birde üslubu vasat algısı kapalıysa
Allah aşkına onunla neyi nasıl paylaşırsın?
Dertli gönül hüzünlenince
Yaş gözlerden akıp gidermiş
Keşke dertlerde öyle yapsaymış
İçimizde kanayan gönül yarası olmasaymış
Aşk yanlış anlamanın yetimidir
Yanlış anlaşılmak istemedik mi baştan?
Görmek istemedik bir süre gerçekleri
Şimdi yetersiz gerçeklerin meyvesine
Seninle sohbet bir mutlu gün idi bitti
Gözlerindeki hüzne dalmıştım
O güzel gülüşlerin bir anda söndü gitti
Hasret boş bir ütopya mıdır ?
Sükütun derinlerinde demlenirken hayat
Şafağın gizemine gebe kalırdı gecenin sabahı
Sormağa bile cesaret edemezken
Kim tahmin edebilir istikbalin afakını?
Bir gün suskunluk da hesap verir
Kaçtığın her soru, kapına dayanır
Zulme sırt çevirenler bilir
Tarih, tarafsızları değil
Karanlıktan aydınlığa doğru içinde bir ışık parlamıyorsa
Ruh dünyan dağılmış kendine yetmiyorsa
Bir başkasına sığınak nasıl olursun
Yaralı bir ruhla, uykuya bile sığınamazsın
Uzlaş dedikleri bir günah halkası
Bunun adı boyun eğmek değilse
Kesinlikle esaretin kötü bir şakası
Yada en iyimser bakış açısıyla
Kader bel bağladığımız umutlarımızı tüketti
Buluşmak mahşere kaldı demiştik
Ruhlarımızı bie arafta boş yere bekletti
Dirinin gözyaşının ölüye faydası olduğu görülmedi
Bir vadi için gerekli olan iki sarp dağdır
Aklın da fikrin da menşei iftihardır
Hikmetinden hiç sual olmaz
Kabaran kardelenlerin nasibi taze kardır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!