Şu anda duyduğun o hiçlik
Ardında bıraktığın boşluğun sesi
Loş odalarda gizlenmiş suskun yürekler
Kulağımda yankılanan
Sen benim gibi yalnız olamazsın
Mahallenin parkında bir bankta
İçinde benim dayanılmaz acılarımla
Bir başına rahat oturamazsın
Uzaklaş benden özenme bana
Sen benim bir dakikamı bile yaşayamazsın
Biz ne kadim coğrafyalar aştık
Topuğundan kan damlayan atlarla
Gök kuşağının altındaki renk cümbüşüne
Eşlik etti bütün kuşlar ürkek kanatlarla
Gece kördür yabancılaştırır acıları
Umursamaz vurdumduymaz alaycı
Açık etmez gizler çekilen sancıları
Gecelerin tek aktörü garip bir simyacı
Belli belirsiz bir siluet ürkütüyor insanları
O yürek sende oldukça beni anlayamazsın
Boşa bekleme deniz gözlüm
Yüreğin sevda görmedikçe ağlayamazsın
Sen daha benim gibi umut bağladığın
Koruyup kolladığın aşkını kaybetmedin
Daha haykırmadın yüreğinde gizlediğin aşkını
Biz yandık dedikçe ateşimize odun atanlar
Birde ne kadar yandığımızı merak ettiler
Dönüp utanmadan kontrol ettiler
Külümüzü terazide tartmak istediler
Açtılar kapısını yaktılar cehennem ateşini
Yok ettirler canım memleketi
Yandırdılar ülkenin ciğerlerini
Mahvettiler bu dünyanın cennetini
İçinden mi kaynıyor bu inanılmaz yangın
Yoksa gözlerindeki kordan mı fışkırdı alevler
Sen baktıkça yandı yürekler körpe laleler
Kavruldu gönüller yere düştü pervaneler
Sen istedin bu gönül sayfası dara düştü
Ay secde etti bu gece nur yüzüne
Paylaştığımız o güzel günlerin hatırına
Her türlü cezaya razı olup gelecektim sana
Sevdayı oyun saymak gibi bir yanılgıyla
Bırakıp gitmezsin duygusuyla
Anladım ki yaşanan bu hayat çok zor imiş
Beslenen cezbeli muratlar sahipsizmiş
Şimdi sade duru gençliğim geldi aklıma
Belki o zaman hiçbir şeyim yoktu
Ama olacak diye umudum vardı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!