Bir duygulu şiir ol da gel aydınlık sabahlarıma
En iyi uykularımı yokluğun endişesi ile sonlandırma
Sallanan akasya dalları taşınca penceremden
Geldin sanırdım salkım saçak çiçek gölgesinden
Sevdanın sesini ilk sen duyardın dudaklarımdan
Daha önce hiç düşündün mü?
Kaç yıl sevilir bir insan?
Yada sevilmiş gibi görünür?
Kaç sevdadan geri döner insan?
Kimleri tanır kimlere yakın olur?
Kaç kıza sevdalanır insan?
Derdi olanın öfkesi dinmez
Çözümsüz dertlerim dağlar kadar
Takılıp düştüğüm taşları gör anlarsın
Dizlerimin yarası neden kanayan yüreğim kadar?
Yazık ki bende bir duygu fakiriyim
Bir gülün tomurcuğunda kabaran
Doğum sancısıdır bu yaşamak
Birazda rüzgarın uyandırmasıdır hayata dokunarak
Hissetmek ise
Şimdi söyle bana
Yüreğinde kaç kırığa yerin kaldı
Ya da tutunduğun şeyin
Sendeki kıymeti ne kadardır?
Gece yatağa aç girip
Sabah kılıcını kuşanana adam derim
Açlığa dayanan adaletsizliğe sessiz kalmaz
Ne olursan ol ama yoksulun yanında ol
Hani bazı zamanlar vardır ki
Dersin artık daha fazla içimde kalmasın
Söyleyeyim de bir çırpıda gitsin
Bazende öyle anların olurki
Ona söylesen ne olacak?
Sadece tartışma uzayacak
Tesadüfle başladığı düşünülen her şeyin
Finalini ben yapamasam bile
Perdeyi mutlaka mutlu kapatacağım
Yaşama sevincini ucundan da olsa
Son anda mutlaka yakalayacağım
Mutlu yaşam ülkesinin bir ferdi de ben olacağım
Kadim kasabanın bahar kokulu atmosferinde
Akşamları yürümediğimiz sokak kalmazdı
Sokak lambalarına uğrardık birer birer
Lambalarının cılız ışıkları altında
Yüreği yaylalar kadar geniş
Tanrı Dağı kadar dik başlı
Bağrı kızıl düğmeli
Elleri bileğinden kınalı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!