Rahvan atlar koşturuyor çayırlarda
Sert bir poyraz esiyor tepelerden
Yüreğimde çırpınan minik bir kuş sesi
Yüksek kaldırımlarda,senden dökülen
Her gün yeni bir sebeple kapımı çalan
Sert esen rüzgara dedim ki
Geçmişimi isteme benden
Onu hiç kimseye veremem
Hatıralarım kıymetli benim için
Ben şu köhne serabın aşığıyım
Her seferinde biraz daha eksik
Biraz daha sert olurum
Vazgeçmek, ruhun en erken yenilgisi
Kuşun kanadında sesin
Her kanat çırpışında
Sesinin rengi dökülüyor ortaya
Her esen rüzgarda bir hece
Bak dünya ne güzel diyorlar
Peki neden her şey hesapsız
Ortaya dökülen kadim değerler
Bedelsiz, biçare ve kimsesiz
Kurgular çabalar umutsuz
En kötüsü uygulamaları seviyesiz
Avlusunda rüzgâr, eski kelamların
kefenini savururken
Duvarlar yalancı şahit gibi umarsızdı
Ben ise alnıma yazılmış firkat fermanını
Karda ayazda sevdim seni
Mevsimler geçti haberin gelmedi
Sen benim yaşayan özlemim oldun
Pişmanlığımı bile esir ettin
Umutlarım da gitti dönmedi
Münzevi duygulardan uzakta
Bazı şiirler ne anlatılır, ne de açıklanır.
O, aslında görünenin ardındaki sızıya dokunur.
O kırlangıcın kanadından çıkan sesi,
Bir bakışın ruhundaki yorgunluğu bile duyar.
Avlusunda rüzgâr, eski kelamların kefenini savururken
Duvarlar yalancı şahit gibi umarsızdı
Ben ise alnıma yazılmış firkat fermanını
Boynum bükük, gönlüm kırık yıllarca taşıdım
Eğer birini çok sevdiysen
Bir daha kimseyi bu kadar sevemezsin
Aldığın nefes kadar üşürsün
Yalnızlığın kadar ezilirsin
Tıpkı bir sevda masalı gibisin
Mutlaka öykünün sonunda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!