Sen bu karanlık geceleri çok iyi tanırdın
Neden bütün iştiyakınla ona gönül verdin
O duygusuz sevmeyi hiç bilmeyendir
Mehtaba bakıp geceleri aydınlandı sanma
Boşa beklentilerini de yükseltme
Geceler sırlarını hep karanlıkta saklayandır
Bir koca ömrün kölesi oldum
Hayallerimin hiç birini yaşayamadım
Beni sadece yalnız kaldığında hatırladın
Sen beni yalnız gecelerine meze yaptın
Her zeminde çok sevdiğini söyleyenler
Bir neden bile söylemeden çekip gittiler
Hala anlayamadım neyi beğenmediler?
Bulamadım neydi sakladıkları niyetleri?
Gittiğin günden beri buralar toz duman olmuş
Yazık ki kurt kuzuya çoktan karışmış
Bir yalana inanmış olmakla başladı
Benim bu sağır alem ile tanışıklığım
Oysa bir cennet daha olmalıydı
Güzel sevenleri koruyup kavuşturan
Küçükken tahtadan atlar yapardık
Körpe ama marifetli ellerimizen çıkan
Sağlam ve heybetli o güzelim atlar
Kimi doru kimi al kimi yagız
Bindirirdik düşlerimizi atların sırtına
Uçar gibi giderdik alabildiğine sınırsız
Ben dünyanın derdini göğüslerken
Çekildi birden yüreğimdeki anılarım
Oysa o an çok sıcaktı duygularım
Yazık ki kurumaya yüz tutmuş
Nedeni bilinmez anlar
Bu gün dudağınde farklı bir tat var
Abartıldıkça çirkinleşiyor yalanlar
Yaşlandık çok zamanımız yok artık
Arzulardan bilinçli vazgeçmek
Yaşamı dışlamak kadar ağırdır
Bu yüzden insan, çelişkileri ile yaşar:
İster , istediğinde acı çeker,
Bir vakitler adını zikreden dilim
Şimdi sükûtun tesbihini çeker oldu
Gönlüm, yıkılmış bir dergâh avlusunda
Yalnızlıkla secdeye varır oldu
Tamahkar tüccarın beklentilerinin
Vahşi bir o kadar da hoyrat düzlemindeyim
Yeter artık sal beni
Uçayım göklerde serbestçe
Karpuz sergisinde yanan lüks aşkına
Maviliklere doyayım istediğimce




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!