Bugün kalp atışını ilk kez duydum çocuğum,
Kolyedeki bir boncuktan,
Annenin gözlerindeki yaşlardan bile daha küçüktün,
Baban yirmi dokuz annen yirmi yedi yaşında
Sen ise altı haftalıktın,
Tık tık çarpıyordu yüreciğin çocuğum,
*Haziran’da mavi benekliye
Sen çocuksun bilmezsin
Dünya oyuncaklarından ibaret değil
Bu karmaşada pek görülmezsin
Anlayamazsın anlamaya çalışılmazsın
Zaten güzelsin bir de turuncu giymişsin
Nerde görsem bu rengi sensin diyorum
Portakalından mı mandalinasından mı bilmem
Şehrin dolmuşları geçiyor onlar da senin gibi
Geliyoruz ya şimşek gibi göz göze
Belki mühendistik ama
Deneyip yanılacak kadar
Hiç zaman bırakmadılar hayatta
Denemedik diye yanıldık hep…
Denize gidemedik bu sene
Deniz geldi diz çöktü tenimize
Bir rüzgarın peşine takılıp
Yeni bir fikrim var
Denizler altında olsun
Şimdi çok iyi anlıyorum
Denklemi çözmek için neden yalnız bırakılır
.
.
.
.
Herkesin gönlünde bir gezi parkı vardır
Ve biri gelir avm yapmak ister
Sevgilim direnmeye
Sarılarak ellerinden başlayabilir miyim?
Yaksan da gözlerimi gitmek gazından,
Aşkımdır tek ateşli silahım,
İnsanları büyüten dizler vardır
Bırak yerçekimine çocuk olmayı
Dokunur dokunmaz aklın başında
Büyük adamsın sandıkları yaşında
İnsanları büyüten dizler vardır
Dokundu dokunacak aşkım yıllarına
Bak bir gece ve yarım gün kalmış
Ayların zincirini kırmaya
Acımasak parçalasak diyorum
Ne dersin?
-Bakalım! Deyip uykuya geçiyorsun.
Dokuza bilendi ömürlerimiz neden
Çünkü onlar bir şekilde gitmek istediler
Onlar gidince ellerimizden
Dokuza düştü parmaklarımız
Çünkü çok değer verdik onlara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!