Öyle bir bahar gelir ki
Yatak çarşafları mı dersin
Yastık kılıfları mı?
Dudak buluşmaları mı?
Ne dersin
Yirmi sekizinci erik çiçekleri
Çantanda telaşlarınla
Bir şehir meydanında
Öylece kalıveriyorsun
Gün batarken bir de bakmışsın
O yoğun insandan geriye
Sadece bir şehir figürü kalmış
Şakaktan fırlayan tek tel beyaz saçı
Diğerlerine dokunmadan
Makasla nafile yok etme çabası bu,
Bir gençliğin daha sonuna geldik
Yayında ve yapımda emeği geçen
Herkese teşekkürler...
Doğru veya yanlış
Karşılıklı veya değil
Acele veya geç
İmkansız veya mümkün
Bir gerçek var ki;
Ben sana aşık oldum
Bile bile, göre göre bırakmak seni
Kurtlar sofrasının bensiz köşelerine
Hep gitmek hep iç yangını
Hep yanıma kar, “ne var bunda”ların
Seninle ne zaman
Vakit geçirebilsek uzun uzun,
Tamam diyorum tanrım tamam
Şimdi canımı alabilirsin
Geri kalanı olmasa da olur
Gidelim buralardan
Gidelim
Denizlerin kamyonlarla
Toprak toprak doldurulmadığı
Şehir gibi şehirlere…
İşte yine otobüs terminali
Elimde aynı bavullar aynı boşluk
Kimbilir ne kadar oldu otobüsten ineli
Etrafta aynı sahne aynı loşluk
Aynı rolün yolcuları çeşit çeşit
Güneşin
Batıdaki en uzun ağacın arkasına
Yavaş yavaş geçerken
Gözlerime bıraktığı gölge yok mu!.
Ah o gölge ki;
Sensizlik bir
Bak ben gidiyorum bakışlarından
İyi dinle sessizliği duyuyor musun?
Yalnızlığın bile katlanamıyor sana
Sen yine başkalarına uyuyor musun?
Hani nerede ellerim! Gitmişler değil mi..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!