Birden bir şiir çeker kolundan
Alır seni şarkılara teslim eder
Dışarıya gerilmiştir yaz perdesi
Dünya yanına diz çöker
Derken deniz deniz olduğunu hatırlar
Hava sıcak olduğunu
İnsanlar dökülüyor olmalı ağaçtan
Ki kaldırımlarda bu kadar çok ayakkabı…
Bu göl kuruduğunda
En derinde kalan balık sen olacaksın
Bulut bulut yağmur getireceğim sana
Isınmamış kürelerin kirpiklerinden
Yüzgeçlerinden can bulup sevgili
Ve sen yine yüzüp geçeceksin
Gönül şimdi sevgilere açık
Yıllara temkinli dokunacak
Aşk aniden kayan yıldızlar gibi
Tutana kadar dileğini yine
Elleri başkasının ellerine kayacak
Kaybolup gidecek de susacaksın
O kadar da uzun boylu değil hayat, ayak parmaklarının üstünde
uzanacaksın
tut-
mak
is-
te-
Derin sulardaki nefesim
Kızgın çöllerdeki suyum
Karlı dağlarda tüten ocağım
Şehrin son durağı
Kuru gürültülerin sustuğu yerim
Suskunluğumu kıran o sevdiğim şarkı
Hoşça kal yirmi üç yılımın geçtiği ev
Odamın sarı duvarları
Duvarda gömleğini çıkaran kadın tablosu
Penceremden gözüken
Büyükada’nın en tepesindeki ağaçlar
Sandalyeye çıkınca görünen deniz
Çok uzaklarda bir radyo gibiyim
Hikaye karışık, dalga uzun
Sen imkansızların yayın merkezi
Ben seni çekemeyen huysuzun...
Hayat cızırtılı bir radyoda
Aniden yakaladığın
Çok sevdiğin şarkıyı
Dinlemeye çalışmak gibi
Biraz sağa biraz sola derken
Bitiyor işte…
Saatler ilerledikçe
Kısılıyor gecenin sesi,
Teslim oluyor
Uykunun denizleri temizleyen
Azgın dalgalarına...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!