Seni koklasam sen dolsa içim,
Sıcaklığını kıskansa yaz,
Sensizlik orucunun
Bitmek bilmez sahuruna çağırırken davul,
Ah ibadetine katlanmak güzel günlerin..
Bilmiyorum ya yaşıyoruz işte
Söz dinlemeden zaman itekliyor hayata
Ölenler gömülene kadar hatırlanıyor
Geri kalanlarla gerektiği gibi yaşanıyor
Üzülmesi de içinde sevinci de aşkı da
Bir yıldızın mı yoksa
Bir askerin mi ömrü fazla
Sen bizleri bırak da
Yıldızları ictimaya alsana.
Ben otobüsü beklerken
Aşk geçti yanımdan aniden
Hem de ne aşk üstü bir karış toz
Sanki rüyadaydım ki o kadar kısa
Göz göze geldik tanımadı
Yüzü aynı yüz gözleri aynı
Sen şiirimin demirden dizelerini
Çekersin bütün elektriğinle,
Bir ilkokul deneyi olur şimdi kağıtlarım,
Ne yazsam yanında boş kalır…
Yelkenlerim açılmıyor rüzgarını saklamışsın
Akıntıya bırakıyorum tersine sular
Yüzmeye çalışsam en tatlı su musun?
Dibe çekiyorsun.
Kürek desem kırık
Kayık desem su alır
Çimler arasında yürümekten açılmış
İnce bir toprak yol gibidir aşk
En kısa mesafedir o
Ot gibi hayata meydan okuyan
Hani bir kez olsun geçtiğimiz...
Servis şoförü İsmail hep aynı saatte
Aynı yeri dönerken yakıyor sigarasını.
Ve her seferinde aynı şarkıyı beğenmeyip
"Yüreğine ayaz vurur da sen üşürsün oralarda"
Bitmeden değiştiriyor radyoyu.
Biz seninle karşılıklı duraklarda
Ayrı yönlerde, farklı otobüsleri bekleyen
Şehir insanlarıyız şimdi
Sen su sıçratan şoförlere
Küfür eden güzel kadın
Bense tanıdık sokak lambaları altında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!