Şaka mıydı şimdi bunlar
Evet şaka gibi başlamıştı ya
Aniden çağırmıştın öylesine
Belki canın sıkılıyordu
Yalnızlık kafanı kurcalıyordu
Yeşillik olsun diye beni seçtin
*Düşünceli bir günün sabahı, vapura çarpan bir kafanın acısıyla...
Asya’ya gidiyordum körüydü sabahın
Ne olduysa birden kafama vapur takıldı
Yıldızlar uçuşuyordu güvertede
Herhalde yaz akşamlarından çakılı
Şimdi periyodik iki tık kaldı elimde
Yaşama ritmine rötüş atmasa kalbim
Bir şehre ait dolmuşta
Öylece ölebilirim..
Sadece bir kalp tıkırtısı inan
Kendini vazgeçilmez sananlara
Verilen bir sanat dersidir
Vazgeçmek..
Hangi fay üstünde bu aşk,
Öncü depremler mi dersin,
Artçı sarsıntılar mı,
Geçmişten de uzansa
Geleceğe de çekse
Bu şehrin denklemi basit görünür
Kamyonlar kum, uçaklar yolcu, çuvallar para,
İnsanlar umut taşır lakin
Vicdandır bilinmeyen
Gerisi birbirine dönüşür.
Gözlerine yağmur bile yakışan kız
Gülüşüyle döner kuşlar
Bileğinde bahar
Kafasında dünyalar
Yıldızlar bir yana
Sen bir yana
Galiba bu trenle gelecek tahmin işte
Ötekiymiş neyse vaktim yok değil ya
Hem giden, hem gideni bekleyen tek kişi ben miyim?
Bu ilk değil biliyorum nereye gideceklerini
Kimsenin tahmin edemeyeceği iki pastane arası
Yine gideceksin usulca dondurman biterken
Bakışını kalbimde hissettiğim
Gülüşünü gönlüme aksettiğim
Herhangi biri değil kastettiğim
Yalnızca bir kızı seviyorum
Her ne kadar değişse de saçının teli
Yürüme hızlı hızlı böyle
Eskimiş duvarlar önünden
Üstelik başını da öne eğmişsin
Sarı bir sokak lambasının altından
Gölgeni eze eze geçiyorsun,
Kim bilir aceleci nefesin hangi mevsimin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!