Çivilenmiş Aşk Şiiri - Sabri Servetoğlu

Sabri Servetoğlu
151

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Çivilenmiş Aşk


Gidiyorsun…
Ve ben, kendime çivilenmiş bir yoklukta,
Bir taş gibi ağır, bir susuş gibi çıplak kalıyorum.

Başlangıç çizgisine dönen yolumda
Henüz adımım bile değmeden memlekete,
bir serap gibi uzatsam ellerimi, tutamıyorum.

Bu ağlayış niye?
Bu ıstırap niye?
Bir rüzgâr ki, tersine dönmüş kader gibi…

Adını unutmaya çalışıyorum,
Unuttukça daha çok hatırlıyorum.
Bir çarşı gürültüsünde, bir gemi sireninde,
Senin sesin bana hükmediyor.

Her sokak seni tekrar ederken
Ben susuyorum…
Ve sustukça büyüyorsun içimde.

Bir mendile sarılı gül kurusu mektup gibi
Açılmamış, okunmamış, mühürlü bir zaman
Kalbimin kıyısında bekliyor.

Aşk dedikleri şey
Bir göğe çarpan kuşsa eğer,
Ben çoktan yere düşmüş yaralı kartalım.

Uçurumlar büyüyor içimde,
Kayalar gölgelerini kalbime indiriyor.
Sen beni terk etmiyorsun yalnız,
Beni benden de çıkarıyorsun.

Sarp kayalıkların, uçurumuna
Bırakıp gidiyorsun.
Gidiyorsun…

Ve ben, gidenin arkasında kalan değil,
Kalanın içinde kaybolanım.

Bir çocuk ağlar gibi içimde dağlar,
Issız, geniş, sahipsiz…

Soruyorsun bana:
“Niye ağlıyorsun?”
Bilmiyorsun…

Bilmiyor musun?
Kanadı kırık kartalım
Ben artık bir insan değilim,
Senin gidişinin şeklinden ibaretim.

Susuyorum…
Elimi uzatıyorum boşluğa,
Boşluk bile geri çekiliyor.
Bir serapmışsın meğer,
Hakikati olmayan bir hüküm gibi…

Gidiyorsun…
Ve ben,
Allah’sız bir boşlukta değil,
Sensiz bir varlıkta yanıyorum

Sabri Servetoğlu
Kayıt Tarihi : 3.07.2026 12:11:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!