Doğuluğu hakkın kapısı bildim,
O yüzden devranın dışında kaldım,
Zaten dokuz köyden kovulup geldim,
Sende kaşlarını çatma Sakarya
Güzellikler sıra sıra dediler,
Garip kuşun yuvasına dal oldu,
Her gelene vatan oldu el oldu,
Hikayeler, damla damla sel oldu,
Sakarya’nın göz yaşları akıyor.
Kahramanlık türküsü var dillerde,
Şakayık çiçeği Kafkas elinden,
Gönül iklimine,girdiği zaman.
Şair ilham alır, her bir telinden,
Saçları omuza serdiği zaman.
Kadehine yudum yudum dolayım,
Haddini aşarsın hey deli gönlüm
Kadere taş atmak sana mı kalmış
Kahır çeke,çeke tükendi ömrüm
Fikrime cin katmak sana mı kalmış
Dumanlar çökecek sevda bağına
Bir dostluk ortamında,Mehmet le tanıştılar,
Göz ucu süzmelerle gizlice bakıştılar,
Bu seviye şans verip, kim zaman buluştular,
Hoşlanıyordu Ayşe,sonradan aşık oldu,
Aradığı bakışı, o bir çift gözde buldu.
Nereden gelmişsin kime gidersin
Gideceğin yolu seç de öyle git
Hey ihtiyar ne tereddüt edersin
Gönlünü rabbine açta öyle git.
Bu dünya ebedi olmaz gülistan
Bu goca çınarın ay fidan dalı
Ağ sarmaşıx kimi sar meni meni
Düşürtdün eşqına etdin sevdalı
Ne hala qoyupsan gör meni meni
Bir qeşeng oxcudan yara almışam
Anan seni bu gün için doğurdu,
Vatan sevdasına katıp yoğurdu,
Madem namert seni dağa çağırdı,
Vurun Ferhatlarım o gün bu gündür.
Vatan için namus için ar için,
Öküz
Göresin hayattan ne lezzet alır,
Yanında öküzle dolaşan kadın.
Sevgisiz rızasız yanında kalır,
Yanında öküzle dolaşan kadın.
Çıkmaz sokaklara düşmüş yollarım
Dalında kurumuş goncam güllerim
Kireçlemiş tutmaz elim kollarım
Perişan halime aldıran yok mu
Kırkbeşinde gördüm yetmiş yaşımı




-
Cevdet Altay
Tüm YorumlarTeşekkür ederim Necibe hanım.Sağolun varolun.