Bir mektup saldım Gürüne
Ulaştı mı yar eline
Duydum ki elin olmuşsun
Yaram düştü çok derine
Ağlama kurban olurum
Hangimiz gidenin arkasından ağlamadık?
Hangimiz umutlarımıza tutsak olmadık?
Hangimiz yitik sevdaların içinde kaybolmadık?
Bırakın artık şu sahtekarlığı, bırakın iki yüzlülüğü,..!
Hepimiz acılardan pay aldık, hepimiz nema landık....
Acıdır gurbetin ekmeği suyu
Benzemez bizim oralara huyu
Dost sandığın arkandan kazar kuyu
Ben düştüm bari sen düşme hem şehrim
Tanımaz seni hısımın akraban
Bir gün olsun gülemeden,
Gözyaşımı silemeden,
Vuslata erişemeden,
Ne çabuk bittiniz yıllar?
Ben şimdi ne yapacağım?
Kaçıp gitsem ben dağların başına
Yine düşüp gelir dertler peşime
Felek hançerini sokmuş döşüme
Kader bundan sonra gülse ne çare
Uçan kuşlar haber verin o yare
Vedalaşmıştık.!
Bir yaz, akşamında
Kavaklar, pamuk dökerken
Bakışıp, ağlamıştık
Sivas’ın taş sokaklarında..
Belki sen unuttun ama
Yaşlarla dolmuş gözlerin
Söyle neden ağlıyorsun
Gözlerime dalıp dalıp
Benden bir şey saklıyorsun
Bir şey demek istiyorsun
Bu hayattan;
Başka ne isterim ?
Verdi cömertçe
Tarifsiz acıları,
Vedasız ayrılıkları,
Susup,susup bakma öyle,
Ne olur bir şeyler söyle.
Seviyorum dedim diye,
Son zil çalınca lisede
Seni beklerdim köşede
Konuştuğumuz o günler
Kaybolup gitti mazide




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!