Ey! Suskun umutlarım.
Topla dünyanın bütün sitemlerini,
Sakladığın isyanlarını da kat onlara.
Uykusuz gecelerde akan,
Her damlası bir hayat,
Her damlası bir can;
Kızıma...
Doğru güzel iyiyi,
Kardeşliği sevgiyi,
Sen öğrettin her şeyi
Sevgili öğretmenim.
Gün batımında,
Ve bir bağ bozumunda
Havada kasvet,
Yürekte hasret var.
Rüzgârla dans ediyor altın renkli başaklar.
Hangi kulak işitmez,
Türkmen yurdu Bayır bucak,
Od tükendi tütmez ocak,
Gardaş bile açmaz kucak,
Türkmen dağı yaslı bu gün.
Kendini okumuş aydın sayanlar;
Fikirlere hürmet - saygı yok mudur?
Kulak verin bana baylar bayanlar;
Atasına isyan sizce hak mıdır?
Yaşanılan kokuşmuşluk kirlilik,
Mutluluğu yazmak isterdim elbet
Her yer yığın, yığın dertle kasavet,
Cadde sokak dolu, dolu necaset,
Nesini yazayım ben bu hayatın.
Masallar umutsuz hikâye dram,
Seher yeli ile bir selam yolla,
Yel ağaca dal yaprağa söylesin.
Gurbet elde hasret ile kolkola,
Gider oldum, yol toprağa söylesin.
Ahir vaktin böyle imiş çilesi,
Türkçe konuş Türkçe düşün Türk’çe gör
Gavim gardaş bağlarını Türkçe ör,
Tüm acunu gezip dolaş Türkçe sor,
Turan eller Türkçe ile şen olur.
Arabiyi Farisiyi terk eyle,
İnsanlık tarihi kadar eski bir ırkım,
Tanrı dağlarında kurulup çarkım,
Altay dağlarına dek akın, akın,
Bozkırlara yasa koyan Türk benim!
Mete Han’ı ata sayan Türk benim!
Bu dünyaya yalan dünya diyenler,
Ne yaşadı neler gördü kim bilir.
İyi günde oynayanlar gülenler,
Gün tükendi, dünya yalan dediler.
Bir dokunsan, işitirsin bin ahı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!