İstersen bir gonca ister gül olup,
İster boran, ister tufan, sel olup,
Hasretleri kavuşturan yol olup,
Şu viran kalbimi bulsan da gelsen!
Erzurumlu Ketencizade Mehmet Efendi,
Hızır Aleyhisselamı çok görmek isterdi.
Her daim bu aşk ile yanıp tutuşuyordu,
Dua ederek, bir gün görmeyi umuyordu.
Dost yüzüne hasret kaldım özledim,
Gece gündüz yollarını gözledim,
Ev hapsinden geçen bir yol izledim,
Sen ne kadar zalim çıktın be Kovit.
Kulak ver sözlerime beni dinle ey oğul,
Düzen böyle kurulmuş bu çarka uyacaksın!
Boğulacaksan eğer, büyük sularda boğul,
İş işten geçtiğinde pişmanlık duyacaksın!
Bu düzende dürüstlük, bil ki, geçmez akçedir,
Nasıl bir gelecek bekliyor seni,
Düşündükçe yaş doluyor gözlerim!
Eyvah! Dedirtecek sanki göreni,
Dehşetinden, bak, titriyor dizlerim!
Öyle mahcubum ki, inan ben sana,
Kandil soğuk, kış çetin, azık bitti bitecek,
Bir plan hazırlandı terör düze inecek,
PKK’lı ananın gözyaşları dinecek.
Şehit analarımız saçlarını yoluyor!
Sevr’den daha yıkıcı bir oyun oynanıyor!
Sen, bizim biricik küçük kızımız,
Hayat kaynağımız, iki gözümüz.
Sen gül ki, bizim de gülsün yüzümüz,
Bahtın açık, şansın bol olsun kızım!
Sen, gül bahçesinde nadide gonca,
Kalleş terör ve pusu, bir siyonist oyunu,
Ben senin ecdadını, sülaleni soyunu,
Bilmezmiyim şerefsiz, Haçlıların dûyûnu,
Maşasın sen be köpek, kahpe seni tutandır,
Sararmış bir yaprak düşse dalından,
Can gider sanki canımdan.
Ruhum yükselir
Başı dumanlı bir dağa,
Heni derler ya,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!