Öyle çok alışmıştım ki sana,
Yani sana dair eksikliklerim mi vardı
Yoksa fazlalıklarım mı yaşananlara dair,
Bilemiyorum....
Hangi çizgide şaştı yolum,
Yada hangi yol çıkmazdı,
Sabah sabah,
Tövbe estağfirullah..
Bir sinek konmuş mutfağıma
Ben diyim bir, sen de iki metre.
Göz dikmiş ocaktaki tencereye,
Tek seferde dikti tepeye,
korkulacak bir şey yok, ben unutuldum..
çabucak geçiyor aslında,
altı üstü bir ömür,
nedir ki; göz açıp kapayana kadar geçiyor..
ağlayarak açıyor, farkına varamadan kapatıyorsunuz
ve unutuluyorsunuz....
ne zaman dilim sürçse, kaleme çarpıyor elim,
bilmem ki ben bu huyla neyleyim...
cama gün çarpsa, elim mürekkebe bulaşır,
neyleyim..!
ya lacivertlere boyanmalı, ya gün-aha..!
Şairim,
El ayak çekilince, dizelerle eğleşirim,
Göğüs kafesi denilen kaburga yığını altında
Mektep görmemiş harften hazineler gizlerim
Gelirsen eğer,'' açıl defter açıl'' der,
Saklı cennetimin, tüm mürekkebini ortalığa dökerim..
Daraağacı gölgeler bıraktı yokluğun yüreğime,
Yarım kalmış sevdalar,
Tütün tadında acı, buruk ve hüzün,
Sen bilmezsin,
Yokluğun bıçak sırtı yaralar bıraktı yüreğimde.
Bir avuç okyanus suyu şimdi yüzün.
Nedensizdir bazen mutluluk,
Mutsuzluk yada acı,
Konuşmalar yada susmalar.
Nedensizdir aşk.
Nedensizdir tutku.
Sebebini bilmezsiniz;
Yüzüne bakıyorsun, sanıyorsun ki, insan
Kimliğine bakıyorsun meğer adı; Şahmeran....
Bıktık yanılgılardan,
Melek yüzlü şeytanlardan..
Durup bi dinleyin, azıcık sözlerime kulak kesilin...
ve ay, karanlık
ve bilindik bir aşinalık
ve aydınlıktan karanlığa kaçış..
ve derin bir yüzleşme
sonra hep bi yakarış...
Dedim ya;
Öyle arada bir,
Ben yazıyorum, sen canım'a okuyorsun...
Bir şehirde kaybettiğim kimliğimi,
Her şehirde arıyorum....
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!