Kılı kırk yaran sevdam
Ay göğsümün aynası
Ay şah damarımı inleten sevdam
Niyazımdır...
Yine de sorguladım inancımı
Bir annenin rüyasından;
''Bir haber uçmuş, Çanakkale civarından,
Bayrak mahzunmuş, boynu bükük
İçi çekilmiş,
Gönderinde seğirip dururmuş...
Toprak büzüşmüş,
Sanmaki bildiklerim hayattan ibaret
Yerin yedi kat dibinden, miraca dek...
Çok biliyorum çok...
Mesela nasıl bıçaklanır gece
Nasıl kurban edilir ayın ışığı
İyi bilirim...
Tende can neye yarar.
Canda canan olmayınca.
Hadi vaktidir;
Daya bıçağı boynuma...
Bula ellerini kanıma
Tekbir senden, titremesin elin.
Yoktun;
Hem ayaz, hem zifir zindandı odam
Yokluğunun kara ayazında kaybolmustum
Çaresizlik girdi koluma
Kolkola koyun koyuna dolaştık bos sokaklarda
Yanıldım, şaştım
Aldığımız her nefes zifir zindan bir leke gibi yapışırken ruhumuza,
Biz ille de bir gelecek diye yapıştık hayata..
Unuttuk, unutturulduk....
Ne zaman böyle yağsa bulutlar
Bir Cemal Süreyya şiiri fısıldardı rüzgarlar
Ciğerlerimize yapışan o toprak kokusunu,
Sözlerinin feri kesildiğinde, seni bir tek sığındın şiirler anlar...
Mezardan çıkarıp bir ceseti öpmek ister mi insan?
İstiyor iste.
Kaç kez gömersen göm, öldüremeyince
Ölmüyor iste
Yâr,
Gözlerin "bedir"
Kalbin "kuyu"
Gülüşün "tuzak"
Yâr,
Sözlerin "masal"
Ne zaman yâri ansam onu sorsa gözlerim
Kırık üç beş hatıra elimde tek tesellim (SİBEL GÖKBEN)
Ne dünü telafi etti teselliler,
Ne yarına kârı var,
Sormayın onu gözlerim,
Ya sabır cekti kadın.
Duvarlara çizdigi çentikler
Dudağindaki ısırıklarla yarışırken.
İçinden çıkılmamış "dünler", yarınların içine
işler
Çıkacaktı dünlerden..
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!