Gökten bir siyahlık süzüldü
Bir yıldız gibi kaydı dediler
Zaman bir ekmek böldü
İşte nimete doydu dediler
Çiçekler besledi, dikenler okşadı
Huzur sokağının tenha ikliminde bir kir miydim?
Bilsem ki ölüm var, hiç kendime gecikir miydim?
Benden tükenen şanlı tükeniş, tüketen kanlı tükeniş
Tükene tükene yoklukta birikir miydim?
Rüzgara efsun katan fırtına, bereket kaynağı kuraklık
Büyürsün, zamanın esiri resimler kirlenir
Büyürsün, betonlar altında kalan yeşiller kirlenir
Hazan vaktine selam duran kuşlar ölür
Hazan vakti doğan mevsimler kirlenir
Zülfüne kanatları değer gecenin, sabahlar kirlenir
Doğduğun güne beşaret yazdım, öldüğüm güne işaret koy
Gözyaşlarınla mektup yaz, altına bir de davet koy
Gelsinler tanıyanlar dirimi, çağa ulaştır haberimi
Anlat basit zaferimi
İsmini de hasret koy
Ussuz çocuk duvara tutkallamıştı karnesini
Vakit akşamına resmedilen insan boyu duvara
Bir buluta resmetmişti annesini
Buluttan yastıklarla rüya kurardı uykulara
Çığlık duydu insanlar, çığlığı şehirleri aştı
Bilinmez bir dili var bu yazıların, silinmez bir dili var
Mermer bir yazıdan sesin geliyor
İnsanların elinde gözyaşı mendili var
Görmüyorlar ki gözlerimden kanlı irin geliyor
Yenilmez bir dili var bu yazıların
Kıvırcık gözlerine sor, buğday bakışlarına
Hani hasat nerede, vuslat nerede?
Şehriyarı gönlümün düzen diye çırpınır
Fakat hicret nerede, nusret nerede?
Kanayan sessizliğe gürültü merhem mi?
Ölü bozguncuya yaşam matem mi?
Telinde aşk büyüyen dertli bir sazdır hayat
Kanında coşkun akan delikanlı soydur ölüm
Nutka gelmiş vakti geçmiş ihtiyar bir sözdür hayat
Bayramlık fistan giymiş tatlı bir toydur ölüm
Ağlamaklı çizgilerin derinine insem
Yollar aşacak, yüce volkanların lavını eritecek
Heybet kusan evlerin damını eritecek
Alnını adımlayacak yüksek uçan görkemin
Heybetli dağların karını eritecek
Eritmektir; şiir bazen eritmektir
Şiir kendinde çoğalmak, kendinden gitmektir
Bir tablo görüyorum; nazlı bir fidan büyüyor
Kökünde ihtilal var, gövdesinde ihtişam
Çiçekler açmaya gönlünde figan büyüyor
Sırayla değiyor tenine ölüm ve yaşam
Bu fidan zakkumdur, tubadır bu fidan
Külü komedi gibidir, dumanı hicran




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!