Saçlarına aklar mı düştü hanemizin
Neden ihtiyar bir çehre bürünmüş
Nasibine yaslar mı düştü hanemizin
Yorgun ve bitap bir şekle bürünmüş
Kalbinde kırıklardan biriken bir kördüğüm
Sefalet atlasında bir kan ummanı bu efendi
Yürek yangınlarının siyah dumanı bu efendi
Ahengin rakibi keşmekeş hevesler vardır
İçimizde bizi esir eden kafesler vardır
Demek yaşamanın hazin kuralı bu efendi
Anne bu yemeği ancak ölünce yerim
Bir parça ekmek verin size dua ederim
Yalnız bırakın beni, usandım varlığınızdan
Ne olur geri dönün sevdiklerim kadim uygarlığınızdan
Ayağıma bağ olur sitemleriniz, çekilin
Bana yeniden bağ olun, ne olur geri gelin
Dünyadaki en hüzünlü kalpler
gün olur sabahın saçlarında birikir
Çare umar, bir nur bekler
vakit gelir kıyamet uçlarında birikir
Doğmaya yakın masum bebekler
kirlenir hayatın suçlarında birikir
Hafifçe süzülen bir tüydü dünya
Ateşten nefesle üfledi insan
Daha beşikte iken büyüdü dünya
Saçlarını ak tanelerle süsledi insan
Tesiri büyüktür ama tefsiri zordur azizim
Yerini bulmanın iksiri zordur azizim
Çırpınan rüzgarlarla, şafaklarla yanmaz o defter
Fakat bir gözyaşına da dayanmaz o defter
Yaşamak zincirdir, ölmek bazen kordur azizim
Bu hayat sergisinde boş beklemek tekin değil
Ümitsiz doğan aslında yetim değil
Kabuğundan çıkan tırtılsa ne hoş
Kaplumbağaya kabuk terki mümkün değil...
İnsana dair kanundur;
Kurtarır insan ruhunu insandan
Fakat içinde olandan kurtulamaz
Ne kıyımlar vardır, nice hasret vuslatın peşinde
Kırılgan hamurunu tüketir insanın
Renginden kirlenir, boşluğuyla dolar içinde
Kırmızı süzüldü içinden güllerin, kanların;
Tekeline girdi kırmızı korkunç intikamların,
dünya esiri oldu kalpsiz insanların
İyilerin dünyada pek bir mülkü kalmadı...
Uçurumun kenarında sahilik,hasbilik...
Aklım karınca gövdesine sığar bazen
Zerresine de sığar
Bazen yaşamanın gölgesine sığar
Heybesine de sığar
Bazen gövdesi dar gelir asyanın
Kıtalar yekpare kara olsa dar gelir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!