Sevdanın sonuna
nokta koymadım hiçbir zaman
ebedî, virgülsüz sevdim inadına
kıyısı olan denizden önce dalgaları sevdim
ufuk çizgisinden göğsüme vuran coşkun dalgaları
başı sonu olmayan sevdalar yaşadım
Normal değilim
Kendimi onulmaz sevdalarda yitirdim
Çok önceden
Kaybettiklerim de oldu yollarda
Arayıp da bulamadıklarımı hiç sorma
Gidip de gelmişliğim vardır
Kardeşim
Var mı sıcak bir çayın
İnce belli bardağın gönülden
Acılarımı ısıtayım
Ağrılar dinsin öğleden önce
Sonra hayat meşgul ediyor insanı kendi bildiğince
Hayatın anlamı budur belki de
Bir öğle vakti
Önünde bir tas yemek seni bekliyorken
Sevdayı soğutmadan
Büyük bir aşkla sevgilinin gözlerinde doyabilmek
Sonra akşama doğru yeniden acıkmak yokluğunda
Geçmiş zamanlarda
Olağan mutluluklar aradık kendimize
Çoğu kez bulduk
Yaşadık çok yakınımızda ne varsa
Mesela siyah beyaz televizyonlardan sevdalanmayı öğrendik komşu evlerde
Dışımızdaki hayata ulaşmayı
Konuşacaksın
Her zamanki gibi
Sesini yükselteceksin
Masaya yumruğunu vuracaksın
Gerektiğinde
Gün olacak dinleyeceksin
Her gidişinde sıkışır yüreğim
dökme çelikten
raylara
yokluğuna küskün çizgiler avuçlarımda uzar
ve ayrılığa dair tüm şarkılar belirir anda
uçup gider
Sabrın ömrü olduğunu biliyordum da
Görmezden gelmişim
Sevginin ömrü olduğunu
Uzun bir süredir
O da varmış hayatın içinde
Kabul etmek lazım olduğu gibi
Sen bir de
Ómüre sor beni
Ne kahrımı çekti
Yıllarca
Anlatsın sana
Benden
Şu soğuk duvara bir A yazalım, ısınsın
soluna sağına bir N/bir daha N, kavuşsun
sonuna E konduralım/sarılsın sarmaşığa tutunsun...
dört duvar/kilitli kapı/penceresiz pervane
her an soğuk değildir ki ömürhane




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!