Sarkıt
Üşüme
alışık değilsindir bu havalara
ben de gideceğim
vakitlice
...
sıra dağlar eskiden de böyle yeşildi,
yine böyle eserdi rüzgar
ne gündüz böylesine karanlıktaydı
ne gece korkudan eserdi
Korkma!
Yazabilirsin boş bir sayfaya
Düşündüklerini
Sarıya
Beyaza
İçini dökebilirsin
Kağıda kaleme
Yaş yirmibeş
Aşk sıfır
Elde var sıfır
Belki bir gün benim de kalbim sıkışır
Gel
yirmi altıda yirmi yedi de yirmi sekizde beklerim
Bütün aşklar mesafelidir ve çetrefil kokar,
Ve o mecburiyetlerdir ki özgürlüğe yol açar.
Sen nasıl gözlerini kapatamıyorsan her gece vakti,
Öyle bir sabahı indiremiyorum kirpiklerimden...
Şairi yalnız bırakmak her mısranın harcı değildir,
Sıvacı ustasının elleri duvara sancı değildir.
...
gecenin karanlığında yankılanıyor sesi
ateşi titretir bir dem nefesi
bütün pencereler kapalı, kilitli kapılar
anne sen ağıt mı yakıyorsun
bu şehirde kargaşa var yine
fırtınalar esiyor
boğazda
nefesleri kesiyor sevda
sessiz ve karanlık gecelerde
sırılsıklam ıslananlar var
Bu sabah yine sekizi kırk beş geçiyor
Ömrümüzden en az kırk beş dakika daha geçti
Kayıp dakikaların şarkısı söyleniyor yollarda
Kayıp sevdaların ezgisi
Adım adım yaklaşıyor fırtına
Ne umutlar tükendi kasırgada
Selam
Hiçbir şey yarım kalmaz yarına da kalmaz
belli ki eksiklik dündedir, bugün yerli yerinde ve tastamam
yarını düşünene bin selam
her kim ne eylerse güzel eyler
...
ağacın kökünü kesen/körelmiş/balta senin mi
ve-dalı inciten
camı kırıp/pencereyi örten/paslanmış el senin mi
havayı kirleten
yeri göğü inleten/o kötü/ses senin mi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!