Başladı şiirini yazmaya
İlham aldı yine bir yerden
Ve başladı yazmaya
Kalemini bir sağa bir sola sürükledi durdu
Sola yanaştığında yeniden başlıyordu coşkusu
Şairler erken üşür
Penceler kapalı
Kapılar sürgülüyken
Herkesten önce
Şairler üşür yüreğinden
Sevdadan üşür
Sallanmışım
bir ömür tutuvermiş elimden dünya
uçsuz bucaksız
bulutlar dönüvermiş üzerimde
zinciri kopsa
ince yerinden hayatın
Ey hayat!
Sana ben çıktım
Ağrıyordu sırtım, gözlerim çapak çapaktı bu sabah
güneş küşmüştü, dolunaydı gece
çok da hüzünlü olmadığım anda sevmeye acıktım...
otuzuncu kez dinlediğimiz şarkılar arasında
Dün gece
Sana dair bir şeyler yazamadım
Yorgunluktan gözlerim kapandı
Kör oldum
Ellerim titrekti
Ellerin uzak
Gitme
Daha çok şeyler yazacağım buraya
Sana dair ne güzel anılar biriktirmişim kendi kendime
Ne çok söylenecek sözler varmış senden sonraya
Ben söylenmeyi unuttum sevgili
Uzunca bir zaman önce
Ol cehennem ki
ateşi günden güne harlanan
Ol gönül yarası ki
sevda geçmez köyünden sargısız cana canandan
uzun yolculuklardan geliyorum sana
ey hayat
Yandı
Sevdasına
Tarhana çorbası içenlerin
Kırmızı şarap tadında bir hayatı
Düşünmedi
Kendine
Kalın duvarların arkasında yaşıyor mu insanlar
Sesi gelmiyor kimseciklerin
Bizim sesimizi duyan var mıdır dostlar
Yıllar geçtikçe artıyor zulmü zamanın
Ağırlaşıyor bir şekilde yürümek tek başına
Çoğalmak isterken azalmak dokunuyor cana
...
şiiri al git benden, şairi vermem sana
bir gülü soldurdun ya, dikeni senden alâ...
Bülent Öntaş, 13.12.2025




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!