merhaba
sevda yoldaşım
göz göze gelemediğim
uzak düşlerimin inatçı keçisi
sol yanım, acılarımın sarı merhemi
sevmelere doymayanım
...
artık ne yaşa bakarım ne kuru başa
sorarsan ömürü yolculuk derim
neşe var için de, keder de öyle
gün olur içerim
kaybolur ruzi mahşerlik hüznüm kederim
Yine sevdanın ortasında bir akşam
Rüzgarlı bir hava
Ezgisi dokunuyor insana
Bakıyor kadın adama
Masada sevgi
Emek
Sabah
Pusuda bekliyordu
Geceyi uzattım düşlerimin yettiği kadar
İstanbul - 27.08.2021
Geciktin sabaha
Geceye sarılmışsın sıkıca
İyiden iyiye alıştın gecikmelere
Seni bekleyen bir ormanda ağaçlar küstü önce
Sonra patika yollar
Sonbaharın özlemini anımsatan bekleyiş küstü
Sözün başladığı yerdeyiz
Muhabbetin içinden yeni bir yolculuğa çıkıyoruz
Geceden sabahı karşılamaya
Bu sefer aydınlık günlerin hasreti yakıyor bedeni
Bitmek üzere ne varsa dünden kalan
Azıcık sevdalanmak yetmiyor yarınlara
Ne zor şeymiş
Hayatın içinden çıkabilmek
Çıkabilmek
Uçsuz bucaksız gökyüzüne
Masmavi denizin rengini taşımak ne zor şey
Kimin haddine
Ayrı düşmek değil de
Ayrı ayrı
Sevmenin değerini bilmek ne güzel
Sevilmeyi özlemek sonradan
Ne güzel
Şimdi sen Safiye'yi seviyorsun da
"Şair düşünceli bir çocuk gibiydi gece
ve uyuyamadı ay kırık pencerede..." Bülent Öntaş
İsyandır şiir
uğrasa çıkmaz sokağa bir garip yolcu
kapkara hecedir şiir beton duvara, ulaşır sesi semaya
üç satırlık mısrada çözülür hayat
kederin mi var?
şaire sor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!