Az kaldı…
Gözlerini açıpta merhaba diyeceğin dünya, hayallerini kurupta mutluluklarını mutlu ettiğin dünya değil kızım. Gök mavi, deniz mavi diye kandıracaklar oysa ki ne ağaçlar yeşil, ne de insanlar ak kızım. Küçücük ellerin kocaman dünyalara sarıldığını, kocaman ellerin küçücük hayallerde ısındığını göreceksin. Dünya, sana, sen doğmadan anlatılan masallar gibi değil kızım. Ne prensler gezer beyaz atlarının üstünde ne de prensesler bekler bir buse için prensleri altın kaplamalı şatolarında. Herkes kendi türküsünün notalarında hisseder hayatı. Kimi misket hüdayda da kimi gesi bağlarında. Kimisinin bir türküsü bile yoktur, her türküye nakarat olur kimisi. Dünyamın şairleri erken ölür kızım, şiirler yetim doğar bu topraklarda. Sen aman uzak dur kızım dokunma ne şiire ne notaya. Durduk yere nedendir bu mektup bilmiyorum, ben seni yeminler olsun 30 yıldır seviyorum…
Bütün yönler karalara bütün yollar kuyulara çıksa da sen heybende en ecla yıldızları taşımaktan geri durma. Bir değil bin balığın karnında da olsan ümitsizliğe kapılma. Al dudaklarından dökülen ak dualar yetişir imdadına. Sabır ile yıkan dua ile giyin. Burası Babil’in asma bahçeleri değil kızım. Burası çözersen oyunu, cehennemin sonu.
Yollar kan revandır, sokaklar irin kokar. Herkes avcıdır burda herkes av. Zırhını giyinmeden çıkma yollara. Ve böylesi bir dünyaya gelmene vesile oldu diye kızma babana. Yerden kin fışkırır, gökten nefret yağar. Yürümekte işe yaramaz buralarda uçmakta
En kutsi özlemlerdendir
tüm hücrelerde hissedilen
En onulmaz yara
en dermansız derttir aşk.
Her şeyi
ama herşeyi sürgüne gönderip
Geleceksen avuçlarında ateşlerle gel
Padişahsın bilirim
kapıda kul olda gel
Körsen
ve muhtaçsan Yusuf’un gömleğine
Bülbülsen
Hacıbayram’da kanadı kırık
Tanıdık iki kuş
Hesabı verilmedik
Bir cuma vardır ömrün önünde
Teneşirde bir ölü
Her neme sarkan
Bir garip sevdaya düştüm de geldim
Yunus’un dergahından kalktım da
geldim
Aşılmaz yolları aştım da geldim
Medet Yarabbi medet ya Rahim
Tur dağından Musanın arzusu gelsin
Kızgın çölden Bilalin nidası
Muazın duası gelsin uzaklardan
Meryemin İsası
Gelsinde bahar görsün ruhumuz
Parmağı derya deniz
Kelimeler getirip düşler diyarından
Yükledim sırtına üveyiklerin
Ve sıvazlayıp sırtını
Uğurladım şu karşıki dağlara
Ben şiirimi yazdım karşıki dağlara
İnce ince gönüller kattım aşk toprağıma
Her yanımda her ses
Hakikat kimselerde değil
Bir menekşe başında
Menekşeler kadar eğil
Ağlamak kimselerin hakkı değil
güneşi ısıtmıyor
ve üşütmüyorsa kışı
zamanı gelmiştir
terketmeli bu diyarı
sebepler bulup gitmeli bu yerlerden
sebepsizde olur elbet
Yeniden umutsuz bir umudum oluyor
Yeniden piç zamanların
serseri görünümlü banklarında
üşümek düşüyor bahtıma
bahtım üşüyor
Kefenlerini çıkardığım gün ceplerinden hayallerimin
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!