Yandı kalbim, ateş değil bu,
dertli bir sevdanın külleri.
Uykusuzum, sensizim,
haşa, unutur muyum seni?
İnsan dedikleri bir avuç özlem,
Seviyorum sessiz yaşamayı,
Rüzgâr gibi esip geçmeden.
Sakince izlemeyi dünyayı,
Kimseye kendimi anlatmadan.
Gecenin koynunda yıldız misali,
Sen yeter ki bırakma beni,
Bir bahar gibi gel,
Kopmasın içimde açan çiçekler,
Rüzgâr değil sensin içimi titreten.
Sen yeter ki bırakma beni,
Kimseye söylemeden,
Kimseye değmeden,
Kimseyi sevmeden,
Kimseye yük olmadan,
Sessiz sedasız gitmek lazım.
Ay ışığı düşerken eski bir şiire,
Yalnızlık sarar da usulca beni,
Bir adın dolanır dudağımda yine,
Nerdesin şimdi, ne haldesin kim bilir.
Yıldızlar anlatır sana suskunluğumu,
Gözlerimde yılların birikmiş hüznü,
Her bakışta derinlere saklanmış bir yara,
Dudaklarımda sessiz bir haykırış,
Sanki kelimeler boğulur,
Çıkmadan önce.
Gözlerimde yılların birikmiş hüznü,
İçimde yankılanır kaderin sözü,
Dudaklarımda sessiz bir haykırış,
Duymaz kimse, bu derin kaygıyı, bu bakışı.
Kim anlar ki bu kırık sessizliği,
Ne konuşabildim, ne susabildim.
Öyle bir alev ki bu,
ne yanabildim, ne tutuştum.
Kor oldu içim,
ne alev aldım, ne söndüm.
Merhametsiz gönülde işin ne senin,
Sevda dururken gam çekmek mi niyetin?
Aşkın bahçesinde solmuş bir çiçeksin,
Gözyaşı dökerek yeşermek mi niyetin?
Gönül ki sevdaya açılan bir kapı,
Seni yazdım,
bu canın her harfine,
sahile vurdu dalgalar gibi.
Su yandı,
alev olup sarıldı közlere,
gece, maviye çalan bir sır giydi üstüne.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!