Ben gördüm zulmü, ateşlerde yandım da yine,
Vazgeçmem hakkı savunmaktan, düşsem de dile.
Eğer adalet bir emirse, cihanda en yüce,
Mazlumun ahını semaya, yıldızlar taşır bile.
Kalem kırılırsa, zalimin sözü hükümse eğer,
Eğri bakan şaşı görür her şeyi.
Doğrunun niyeti, sözü bellidir.
Secdesiz gönülde barınmaz feyiz.
Hak için ağlayanın gözü bellidir.
Bir yudum menfaat için eğilen.
yediği haramı helâl gören’den,
hak, hukuk, adalet beklenmez.
vicdanı kör olmuş gönül erenden,
mazluma merhamet, vicdan beklenmez.
kırk kapı geçse de hak peşinden,
Hasretin o kadar koydu ki içime,
geceyi sabaha bağlayan sızı oldun.
Suskunluğumdan tanıdım yokluğunu,
adını anmasam da
her yerim sen diye sızladı.
Bazı hataların dönüşü yoktur,
Haine bel bağlayıp tekrara düşme.
Bir defa yanarsın, külün içinde,
Aynı ateş içine defalarca düşme.
Dost görünür kimi, içi ise kara,
Tutundum sesine, sessizlikten kaçarken,
Kalbimde yankılanan en derin hatamdın sen
Hatamız,
uykuda sarılmaktı.
Farkına varamadık,
düşlerimiz birbirine karıştı.
Ben senin rüyana yürüdüm,
Çay en güzel şiirdir aslında,
ama dem olmasını bilene,
yavaşça süzülür zaman,
bir bardakta şekillenir dostluk.
İnsan hatır bilmeli,
Merhem sürmesin kanayan yaraya,
Yüreğim alıştı sessiz hicrana,
Ne ilaç, ne merhem çaredir buna,
Bırak, bu yangını içimde kalsın.
Yarim bir nefesti gönül iklime,
Bi’ haya kalmamış yaptıklarında,
Ne edep var, ne utanma.
Küsüp hicran etsek ne fayda,
Söz işlemiyor kibir zırhına.
Rahatından ödün vermezsin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!