Sorsan iyiyim,
belki biraz eksik, belki biraz yarım.
Görsen yüzümde bahar, içimde kış kırgın.
Bir selam bırakırım yollara,
yürür giderim sessizce.
Dünya rahat olur kahpe olana,
Doğru söyleyeni köyden kovarlar.
Mertin tekeri batar çamura,
Namerdin tekerine destek koyarlar.
Sen sen ol eğriden tarafta olma,
Ne fark eder bir kör için,
Elmas da aynı, cam da,
Görmez ki gözlerindeki perde,
Ne kıymet var parıltıda, ne mana.
Şair demiş ya mısralarında:
uzat boynunu kılıcın altına;
kör cellat ayırsın diye başını gövdenden.
sızlamasın son damarda koparken kanın.
uzat ellerinle tut kanlı başını.
gümüş tepsilerde aksında kanın.
saray düğünlerinde sunulsun şehzadelere.
Ne ölümün hüsnü var,
Ne de yaşamın sevinci,
İçimde yankılanan garip bir şarkı,
Ayrılık kokar her bir notası,
Bir de ihanet korkusu,
Sarılıp suskun durur köşede.
Sen bana yalnızlıktan daha iyi mi geleceksin,
Bir boşlukla dolu bu odada,
Kelimeler duvara çarpıp geri dönerken,
Sesine ses vermeye korkuyorum,
Ya nefesim kesilirse,
Ya bir sözümde boğulursam.
Neydi seni böyle yıkan,
Ne derdin vardı be koca adam?
Gözlerin yorgun, sesin kırık,
Omzunda taşırdın kaç fırtınayı?
Bir sevda mıydı batan güneşle,
İllegal bir aşktı bizimkisi,
Mülteci bir çocuğun Paris hayalleri gibi;
Ne hakkı vardı ne rotası,
Sığınacak bir liman arar gibi.
Sokak lambaları kadar yalnız,
hani bazen yaptığım gibi
olurya;
kendi kendime aklım dışarda,
bir odaya çekilip
sizi bırakıp plaklarımla
müzik sesinde içki kokusuna
bir meyhane keşfettim,
mezarlık karşısında,
bir gün ararsan beni,
ya o meyhanedeyim yada tam karşısında.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!