Sen gidince eksilmiyor dünya,
Ama ben biraz daha kararıyorum içimden.
Bir kapı kapanır ya hani sessizce,
Aynı öyle…
Sana “hoşçakal” demeyeceğim,
Git,
sen değilsin aradığım
yollarını gözleyip dumanını çektiğim
kokun değil beklediğim
bana bıraktığın alışkanlıkları bekliyorum.
13.07.2004
Anılar gönlüme dolmuş,
her köşede senin izlerin,
ne yapsam silemiyorum,
geçmiyor senden kalan derin.
Bir gülüşün yankılanır,
Sen “gel” diyorsun, nasıl geleyim?
Bu aralar bitkinim,
kendime bile gelemiyorum.
Adımlarım yorgun,
zaman üstüme çöküyor her akşam.
Sen gel dedin de ben gelmedim mi,
Gönül kervanını yola düşürmedim mi?
Aşkın rüzgarında savrulup durdum,
Senin için yağmurlar gibi dinmedim mi?
Sen çağırdın da ben duymadım mı,
Senin şiirini en güzel kafiyeler bile yazamaz,
Dizeler yetersiz kalır, kelimeler anlatamaz.
Yıldızlar sıralansa gökyüzünde tek tek,
Yine de ışığın gibi ruha akamaz.
Dalgalar gibi vurur her bakışın,
Sensiz bu dünya yalan, tasa dolsa,
Dert üstüne dert konar, ömür olsa.
Bir pencereye konar da göçer kuş,
Ömür biter ah ile bahar solsa.
Tasa ne ki, gam kervanı yürürken,
Nasılsın diye sorarsan,
Sensizim.
Bir boşluk var içimde,
Her anım eksik, her şeyim yarım.
Sözlerin, sessizliğe karıştı,
Her acı içimde bir iz bıraktı da,
Bir türlü sensizliğe alışamadım.
Ömür geçip gitti, yıllar aktı da,
Gönlümce bir gün bile yaşayamadım.
Dedim ya ; seninle gülecektim,
Yaz kumsalı, sahil yandı, ah kalbim,
Mumlar söner, uykusuzluğum dertli.
Gece uzun, uykusuzum hep sensizim,
Bu gönlümde kor olup yanar hasretin.
Hazan dolu her nefesim, ah çare,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!