Bir kuş olsam...
Kanatlarımı gökyüzüne emanet eder, hiç kimsenin bilmediği uzaklara uçardım.
Ne adımı soran olurdu, ne de neden sustuğumu...
Rüzgâr anlatırdı hikâyemi, bulutlar dinlerdi sessizliğimi.
Bir kuş olsam...
Şu yorgun yüreğimi kanatlarımın altına saklar, insanların kırdığı umutları gökyüzünün maviliğinde unutur giderdim.
Çünkü yeryüzünde çok sevdim...
Çok güvendim...
Çok kırıldım.
Her "Kal." diyene inandım, her "Gitmem." diyene ömrümü verdim.
Sonunda elimde bir avuç yalnızlık, bir ömür suskunluk kaldı.
Bir kuş olsam...
Dağların üzerinden geçerken dertlerimi vadilere bırakırdım.
Denizlerin üstünde süzülür, gözyaşlarımı dalgalara emanet ederdim.
Belki o zaman kimse canımı acıtamazdı.
Kimse kalbimi oyuncak gibi kırıp gidemezdi.
Bir kuş olsam...
Babamın mezarına konardım usulca.
Sessizce beklerdim.
Belki rüzgâr onun sesini getirirdi bana.
Belki "Üzülme." derdi.
Belki saçlarımı okşar gibi bir esinti geçerdi üzerimden.
Ben de gözlerimi kapatıp çocukluğuma dönerdim.
Bir kuş olsam...
Sevdiğimin penceresine konmazdım artık.
Çünkü beklemekten yoruldum.
Sevilmeyi dilenmekten yoruldum.
Değmediğini bile bile aynı acıyı yaşamaktan yoruldum.
Bu kez sadece kendim için uçardım.
Bir kuş olsam...
Özgürlüğün ne demek olduğunu öğrenirdim.
Kimsenin zinciri olmaz, kimsenin yalanına inanmazdım.
Gökyüzü yuvam olurdu, umut arkadaşım.
Her sabah yeniden başlamanın mümkün olduğunu güneşten öğrenirdim.
Bir kuş olsam...
Çocukların omzuna konardım.
Onların tertemiz gülüşlerinde unutulan iyiliği arardım.
Çünkü büyüdükçe kirleniyor insan.
Sevgiyi hesaplıyor, dostluğu tartıyor, aşkı bile çıkarla ölçüyor.
Oysa bir kuş sadece uçmayı bilir.
Bir kuş olsam...
Dünyaya tepeden bakardım.
İnsanların uğruna birbirini kırdığı şeylerin aslında ne kadar küçük olduğunu görürdüm.
Anlardım ki...
Ne kin sonsuza kadar sürer, ne de acı.
Her şey geçermiş.
Yeter ki insan kalbini karartmasın.
Bir kuş olsam...
Akşam olunca en yüksek dala konar, gökyüzündeki yıldızlarla konuşurdum.
Onlara derdim ki:
"Ben sevmeyi öğrendim, ama unutmayı öğrenemedim."
Belki onlar da bana sabretmeyi öğretirdi.
Ve bir gün...
Kanatlarımı son kez açarken arkama dönüp bakmazdım.
Çünkü bazı yollar, geri dönmek için değil, kendini yeniden bulmak için yürünür.
İşte bu yüzden...
Bir kuş olsam, insanlardan kaçmazdım.
Sadece kırgınlıklarımı geride bırakır, umutlarımı kanatlarıma yükler, özgürlüğe doğru uçardım.
Belki de o zaman anlardım...
Gökyüzü, kalbi kırık insanların en sessiz sığınağıymış.
Kayıt Tarihi : 10.07.2026 22:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!