Hummalı bir dünyadayız
Kasvetle dolu bir hülyadayız
Yaşarken ateşin kucağında
Kavrulduk usulca hayatın ocağında
Dünyamız hep kan kırmızı
Ancak ölüm verir yakıcı sırrımızı
Sana bulaşınca dünyanın en basit illeti
Çekerim omzumda en ağır sıkleti
Umursamazken hiçbir mihneti
Tek bir acından bende bin pare acı peyda olur
Bu kentte yorgun düştüm
Kendime bile küstüm
Baştan ayağa sevdaya battı üstüm
Sessizce gözlerini süzdüm
Bir daha konuşmamak üzere sustum
Ne diyeyim artık ne söyleyeyim
İnsanlık sadece
Doğum ölüm yaşam üçgeni değil
Şerefle yaşamak lazım
Her canlıya saygıyla yaşamak
Kadını baş üstünde tutarak
Ve ötekileştirmeden kalbinde taşımak
Yaşamak istiyorum
Dolu dizgin
Kurtularak kalbimdeki yüklerden
Nefes almayı yeniden hatırlamak
Ve yaşamak istiyorum sadece
Her sabah keder yerine
Giyindin matem renkli kuşkular
Kıskandırdın cümle ölüler mülkünü
Kurgan gazabıyla sarar çevreni bilinçsiz korkular
Bilmez tek bir can bile kadim yaşam ülkünü
Önümde uçuyor kanadı kırık kırlangıçlar
Kasırgalar koptu ufuklarında yok oldu meltem
Göğün yasasını bozdu iş bilmez yargıçlar
Ondan gökyüzünde hâkim oldu matem
Beni yüzyıllık uykudan uyandırdın
İçimdeki binlerce ormanı yandırdın
Girdiğin düşlerle hasretine dayandırdın
Sen benim çiçeklerle bezeli kanatlı meleğimsin
Gözlerin alevli bir ağzı sanki ejderin
Kapalı kapılar ardında beklerken
Aramızda zaman mefhumu yok olacak
Ömrüme bir ömür daha eklerken
Varlığınla saadetim arşa kanatlanacak
Zemherinin habercisidir
Düzülen bu göç kervanı
Ölümün kara gömlekli elçisidir
Karşımıza toplanan karar divânı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!