Bir elimde sigaram,bir elimde fotoğrafın...
O güzel yüzün yansımasıydı sanki ayın.
Sayın yıldızlar, onsuz geçen günleri sayın!
Ben aylardır o eşsiz güzelliğine hasretim.
Kalbimin günahı ne ki çekiyor bunca acı?
Kasvetli, illetli, kaskatı bedeni
Sarmalarken umutla kederi
Bir gençlik daha mahvolmuş
Bir büyük şehrin büyük yerinde
Utancından her seferinde
Çatlayıverdi alçak kırgınlığımın ar damarı
Baş başa kaldık seninle ölümün sükûtunda
Ve sen kazandın bu büyük kumarı
Kaldı bütün gençliğim hatıra kutunda
Aşk masallarına kanardık
Hayal gemisinin sahibiyiz sanardık
Dünya dört dönüyor zevkinden
Vazgeçtim artık
Emekliliğimi istedim sevginden
İyice durgun bir hal alıyorum
Bir boşluğa dalıyorum
Yalnızlık diyorum sessizce
Her daim yanımda diyorum kendimce
Bir köşe başında
Ülkemin dağında, taşında
Kent ışıldıyor çocukça
Bir eldi beni yakalayan soğukça
İçim boyası akmış bir tablo
Beni görünce ellerini ovuşturuyor diablo
Hiç uğranılmayan sokaklar gibi hüznüm
Viran şehirler boş araziler gibi üzgünüm
İçimdeki fırtına bin yıllık bir nefret
Karşımda kan revan içinde kalmış bir suret
Yaşadığımı her daim etsem de ret
Bunca yüke rağmen nefes alıyorum, vallahi hayret
Düşmüşüm bir kuyuya
Dalmışım derin bir uykuya
Karşında ben el pençe divan
Birim sevdada olmaz iman
Gelmiyorsun madem
Al işte
Yükseliyor Boğaz'da göç kervanı
Yaşamıştım bu yorgun kederin aynısını
Hicranın yok asla dermanı
Bir başıma taşıyorum sensizliğin kağnısını
Sıcak bir mart sabahında
Yine dalıyorum hülyalara
O hülyalar getiren seni bana
Hülyalar saf
Hülyalar temiz
Toz pembe hülyalar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!