Ruhumda çığlıklar var dinmeyen
Yüreğimde var cehennem gibi bir kor
Hiç tükenmek bilmeyen
Artık gün Batı`dan doğsa da kavuşamayız
Fırtınalar hortumlar set çekti aramıza
Bu uğurda daha fazla savaşamayız
Kızgın demir basmalı bu büyük yaramıza
İki kelimenden kaldım mahrum
Ortalık kaynıyor yüreğim kızıl kıyamet
Gözlerinin içinde ben ömürlük mahkum
Bendendir sana bu reddedilmez davet
Dalgaların esrarı hayalperesttir ayazda
Maviliğin içinde tüm sözcükleri yutsak
Esaretim başlar hırçın Boğaz'da
Hep bir yanım denize tutsak
Belki sevinçlerimi tezgaha kaldırdım
Hayallerimi kara bir hayalete çaldırdım
Feleğin bakışları nefret dolu ve pis
Yok olmuş bir bedene olmuşum hapis
Ama yine de
Pişman mısın diye sorsalar
Eşsiz bir doğa olayıdır gözlerin
Gülüşün mutlulukta eşsiz bir ilke
Bir dakikadan fazla gülsen
Tatil edilir tüm ülke
Göğsüme çarpıyor şehrin ıssızlığı
Ay`ın ışıltısı yansıtıyor evrenin kibrini
Bir mıknatıs gibi çekiyorum yalnızlığı
Hani eş kutuplar iterdi birbirini
Girdin hayatıma birden sanki seher yelisin
Öyle güzel gülünür mü vallahi sen delisin!
Bağlandım kaldım, yüreğimin selisin
Gözlerinle yüreğimi deşersin sen, Ferişte
Vuslatımız acaba ne zamandır?
Anlamadan kış geldi, boran vurdu bağımıza
Evim başıma çöküverdi bir bilsen Ferişte
Gözyaşlarım yol oldu da uzandı dağımıza
Islak yanaklarıma bakıp bir silsen Ferişte
İçin için tütüyorum sönmeyen bir kül gibi
İstanbul'da yorgun bir sokak arası
Günlerim artık fırtına karası
Bu ellerinle açılan bir yürek yarası
Görüyor musun Ferişte?
Bu derin yara artık bana sıyrık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!