Halvâ-yı zehr-i ışk ile olduk azâde
Lebün dururken haramdur bezm-i elestte bâde
Göğümüze kan rengi bir örtü serildi
Husursuz zamanlar önümüze serildi
Derin ateşlerde kalıyor bedenimiz
Bahara olan vuslattır tek yaşam nedenimiz
Bir çığ gibi büyüyor hasretlerimiz
Donuk bir hal alıyor o kanlı suretlerimiz
Matem kaldırımlı sokakta çevirir yolundan
Kurtulamazsın hatıralar tutar da kolundan
Peşinden gelip geçmişin yapışınca yakana
Bir nefes bile artık yaralar seni solundan
Biri var
Kalbimde ama ömrümde değil
Aklımda ama yanımda değil
Hikayemde ama romanımda değil
Biri var
Sen bir rüyasın
Her gün yeniden başlanan
Bir sevda lakırtısı bu
Çıktığı yer bir yürek her an yaşlanan
Derin bir nefes aldım, bugün bitti sürgünler
Peki ama niye hâlâ bağlıyım kelepçelere
Uzasın bitmesin artık bu günler
Azat olmam yakın, selam söyle serçelere
Nasıl bedenine sığmaz insan
Öğrendim
Bir anda nasıl yıkılır insan
Öğrendim
Kolu kanadı kırık göçmen kuşlar gibi
Nasıl olunurmuş
Baharın bağrından sökülen
Çiçek bahçesi değil bülbülün sesidir
Gülün dikeninden dökülen
Kan değil gülün kendisidir
Karla kaplı topraklarda batarken gün
Her gece misafirsin uykuma
Delice susuşların yüreğime büyük sürgün
Tek bir sözün gün ışığıdır zindandaki bu mahkuma
Yüreğimdeki ağırlığınla
Çiçek açtırdın haneme
Sadece varlığınla
Direnme sebebimsin bu cehenneme




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!