Tahlil ittin͡g til-i Türkîni boldun͡g gakguk atı bile müşerref
Ay berk oglan bil kim kelgey sinin͡g üçün vakt-i eşref
Didin͡g kim biley-min Türkînin͡g vasfnı
İkki yılga artuk öz cânın͡g boldı san͡ga selef
Dünya katrelerimi durdurmayacak belli
Şimdilerde yüreğimize düşman çağımız
Hata değil ki bu Tanrı'dan bir tecelli
Hicranla bir kesilmiş göbek bağımız
Gün kendini yavaş yavaş açardı
Zaman senin için akardı
Gözlerim ağzından çıkacak iki söze bakardı
Bir hoşça kal demek yok mu
Bir parça sevgi göstermek çok mu
Kirpiklerin ölümcül bir ok mu
Çılgın bir adam bağırıyor kendinden geçerek
İster kafanı taşlara vur, istersen de delir
Bu üç günlük dünyada yoktur hüzne asla gerek
Unutma her gökkuşağı yağmurdan sonra gelir
Bir gök yüzlü kız gördüm düşümde
Yansımasıydı bilinmez zamanlı bir masalın
Otururken yalnızlık köşkümde
Çıkıp gel zihnimde durmadan salın
O gök yüzlü kız ki
Yıldızlar arası memleketin birinde
Otururmuş prenses görkemli yerinde
Gök yüzüne düşmüş bir gün elem
Sormuşlar halini etmezmiş tek bir kelam
Meğer prenses görmüş bir gün köylü çobanı
Çıkıverecek gibi olmuş sol yanı
Yaprak misali sallanarak geçiyor günler
Siyah beyaz fotoğraflar gibi dünler
Gece tüm kasvetiyle durur karşımda
Kahrolurum her yalvarışımda
Bu yağmur kimsesizlerin şarkısı
Bu hayat ömrümün takıntısı
Yüzüme vuran güneş de ne
Dünyada rastlanmaz eşine
Düşmüşüm divane gibi peşine
Bu çöllerde bırakma beni bir başıma
Kovaladı gece gündüzü, sanki çocuk oyunu
Habersizmiş gibi yaşadık sonrasından
Hissettirmeden yanaştı işte, aştı boyunu
Kanlar yükseldi köpüren denizin ortasından
Bir gün batımı hüznü şimdi içimde
Yokluğun gölge misali peşimde
Kulaklarda çaresizlik türküsü
Harabe kaleler gibi yüreğimiz şimdilerde
Bu sözler sevdanın en kadim ülküsü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!