Mermiler boşaldı dillerinden
Ölümün kokusu hâlâ dipdiri
Sönük bir ışık süzüldü kandillerinden
Bir daha o güne dönemedi hiçbiri
Bir yüzün hasretidir akıllarda kalan
Bir ölüm şarkısı şimdi kulaklarda çalan
Sergilenirken baharın eşsiz malları
Ayaklar ona koşarak gitmeli
Rüzgar titretirken ürkek dalları
Ömrümüz o gün orada bitmeli
Önümde uzun mu uzun kıvrımlı yollar
Sonunda ömürlük bir gün ışığı var
Gün ışığını sarmak için kalkınca cılız kollar
Orada kimsenin görmediği bir renk cümbüşü var
Bin yıllık Anadolu`nun hırıltılı sesi
Kemiriyor her zerremi
Ölümün kan donduran soğuk nefesi
Sarmalıyor her paremi
Kimseden yok bir farkın
Alelade bir insansın en dertlisinden
Dünya alem sana dargın
Şimdi hakkın olan bir yalnızlık en saadetlisinden
Sen kara kışta bahar esintisi
Kilometrelerce uzaktasın görüş yasaklı
Yankılanıyor şehirde yüreğimin iniltisi
Gülüşünde bir cennet saklı
Bir savaş suçu işlemişiz sanki
Tüm dünya nefretini kusuyor
Bu çağda yaşam öyle bir an ki
Herkes biliyor ama susuyor
Bugün sen geliyorsun
Bedenimi delip geliyorsun
Şehir beyazları giyinmiş, bakıyor
Gök kutlamasını yapıyor
En imânsızı bile sana tapıyor
Sen geliyorsun ya, ölüm muhakkak
Karanlık düşünceler gökte kol geziyor
Bu hali yalnız sevgimiz seziyor
Yalnız yanındayken durgun ve vakarım
Mümkün olsa gözlerine birkaç ömür bakarım
Çalınıyor kulağıma deli dolu besteler
Düşlerimiz artık daha bir ahesteler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!