Göğümün renklendiği ışıksız bir an
Yoktu orada geçmişte hiçbir iz
Sevginin çıkmazındandı her şey sen nefretten san
366. Günde bana dönmüştü tek bir yıldız
Kaç nefret saklıdır gözünde
Baharlar siliniyor memleketimde
Dolaşıyor ölümcül rüzgarlar kanımda, etimde
Kaldım bir başıma dünyanın emellerinde
Tek nüshası aşkımın, kaldı bak ellerinde
Sensin kar gibi naif ve şaşılacak olan
Sensin uğultulu bir rüzgar gibi ciğerime dolan
Ey aşk insanı nasıl da kandırıyorsun
Sevgilim kuyruklu yıldızı andırıyorsun
Birkaç milisaniye görebildiğim hepsi bu
Bana Ay`ın sunulduğu tepsi bu
Bağımsızlığın kalesidir
Binlerce yıldır tarihin sesidir
Vardır her kıtada izi
O var etmiştir bizi
Eşi bulunmaz bir renktir Türkçe
Biz üç arkadaş,
Hayatımıza sırdaş,
Birbirimize paydaşız.
Birinin lafı anlaşılmaz
Hikmeti ondadır.
Bilirim bedenim düşmüş benden ırağa
Bir ucubeye dönmüşüm sevda için
Bugün yağmur düşüyor toprağa
Yüreği yorgun çocuklar için
Süzülmekte son kez gün ışığı penceremden
Ölümün tatlı uykusuna ramak kaldı
Yalnız geçirilen uykusuz gecelerden geriye
Bedenimi aşkının uçurumundan atmak kaldı
Seni nasıl sevmişim?
Bir anda delirmişim.
Kendimi bitirmişim.
Unuttum ben ismini.
Sevdanı hep saklardım.
Bir vapur güvertesine sığmış tüm insanlığımız
Elimi uzatsam tutacağım ama hayali bile uzak
Bir oyunmuş bizim sevgi sandığımız
Gözlerin, ellerin ve bir tebessümün ne büyük tuzak
Bak hayat geçmez deniz sessiz olur
Kutlu ormanlar susar hissiz olur
İşte kuşlar göç eder dilsiz olur
O sesin olmazsa varlık son bulur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!